Kitap oldukça karanlık bir distopyayı anlatıyor, bize düşüncelerin bile izlenebileceğini gösteriyor. Kitapta sistem düşüncesi dışında hiçbir düşüncenin önemli olmadığı gösteriliyor. Parti'nin her yaşam ortamında telekran denilen bir nevi televizyon gibi bir cihazla insanları izleyip özel hayatı yok ettiği görülüyor. Kitapta Parti'nin insandan önce geldiği Parti'nin fikirlerini sorgulamak aksi bir düşünceye sahip olmak kesinlikle yasak. Parti aynı zamanda aşık olmak gibi şeyleri de yasaklamakta böylelikle insanları hayatı yaşama noktasında oldukça kısmaktadır. Ben kitapı beğendim güzel bir evren kurulmuş güzel düşünülmüş,beni çok geren oldukça etkileyen bir kitap oldu.
"-Ayıp sana! Demek tanımadığın bir kızla bunca sıkı fıkı yakınlık! İşte zamane gençliği! Usûl duyguları yok. Hastalığı böylece almış olduğunun da farkındasındır umarım.
+Ne hastalığı?
-Aşk hastalığı, be adam! O bisikleti ite ite meydanda yürüyüşünü gördüğüm anda fark ettim belirtileri. Yüzündeki o dalgın, boş gülümseme, gözler kendi içine bakarcasına hülyalı..."