Din gayretiyle, iman gayretiyle kurtulan, şehitler ve gaziler memleketi olan bu memlekette kendi öz vatanımızda, kendi vicdanımızın, kendi imanımızın, kendi tarihimizin sesini duyurmak, neden, niçin hangi ölçülere göre suç oluyor?
Yıllar yirmi olsa da, otuz olsa da,
Yollar kar, çamur olsa da, buz olsa da
Bedenim yorgun, aç ve susuz olsa da
Bir gün yalınayak, terli gömlekle
Gelirim beni bekle.
Belki yakında olur, belki de uzak
Sırtımda hatıralar, saçlarımda ak
Gün, tarih bilemiyorum amma, muhakkak
Bitmeyen bir azim, sabır ve emekle
Gelirim beni bekle.
Unutmam mümkün değil, unuturum sanma
“Gelmez” diyen olursa sakın inanma.
Umutlarını kaybetme ha zamanla
Geç kaldı diyerek gam çekme
Gelirim beni bekle.
Sıcak bir yaz akşamında olabilir
Sarı bir güz akşamında olabilir
Kışın beyaz akşamında olabilir
Ellerimde bir top mavi çiçekle
Gelirim beni bekle.
Cümle köprüleri sel alsa da tek tek
Söz vermişim bir kere engel ne demek
Başı karlı, kara dağlardan geçerek
Azığım bir tas su, bir dürüm ekmekle
Gelirim beni bekle.