İlk iki kitabı yılın ilk ayında arka arkaya okudum. Bu yıl içinde hedefim sadece seriyi okumak değil yazarın tüm kitaplarını okumak. Binlerce yıl içinde kendi kendine evrimleşmiş bu acayip karmaşık sistemi, bu kadar yalın, mantıklı bir hikayeye dökmeleri inanılmaz keyifliydi. İnsanı diğer hayvanlardan ayıran şey kas gücü falan değil, hikâye uydurabilmesi ve buna gönülden inanması. Koca dünya düzeni resmen toplu bir inanma seansı. Okuyup kapatmalık değil, okuyup hayata yan yan bakmalık bir kitap.
Bu yıl bir oturuşta bitirdiğim ilk kitaptı. Bu sebeple beni fazlasıyla tatmin etti. Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Dil yormadı aktı gitti. Vladimir ah çocuğum yazık oldu
23 yaşıma kadar Ahmet ümite çok şans vermemiştim yalan yok. Hele İstanbul Hatırası 600 sayfa ilerlemez sıkılırım herhalde diye düşünüyordum ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Gerçekten bayılmak üzereyim. Kelimelerle beğenimi anlatamam. Okunması okutulması gerek. Yeni başucu kitabım. Ahmet Ümitle geç olmadan gerekli yakınlığı kurduğum için çok mutluyum.
Ne olduğuna anlam veremediğim şekilde başladı. Kitabın ilk yarısı ne olduğunu anlamaya çalışmamla geçti. Hiç beklemediğim bir şekilde bitti. Son 10 sayfayı soluksuz okudum. Psikolojimi bozdun sağol Noboru