Sidar süer

Sidar süer
@Suersidar
İnancı bilmeyen mucizeyi de tanıyamaz..
161 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
9/10
·247 syf.·
2023 5. kitabı
Orta toroslarda yaşanmış gerçek olaylar zincirinden ele alınarak yazılmış olan Mor Açardı Sümbüller: Anadolu insanın çektiği zorluk, aşk , sevgi ,hüzün ve haksızlığın iç içe işlendiği konuları anlatmaktadır. Birbirine aşık olan Sarı Bekir ve Çarık Ayşe'nin kaçmasıyla. Olaylar silsilesi başlar ve sizde bütün olaylara tanık olursunuz... Olay örgüsü çok güzel bir şekilde işlenen ve sade akıcı bir dili var. Bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap. Daha fazla okura ulaşmasını temenni eder, iyi okumalar dilerim..
Edebiyat-Düşünce
Mor Açardı SümbüllerAbdullah Çetin Oğuzoğlu · Temel Yayınları · 19931 okunma
Reklam
10/10
·68 syf.·
2021 11. kitabı
Nereden başlayacağımı bilmediğim bu denli bir kısa öykünün her sayfasında derin anlam içeren her Kelime ve tümcesinin üstünde birçok yorum, yapılabilecek olması ve kuşkusuz Çehov'un uzun mekan tasvirlerinin kusursuzluğu ki zaten okurken;kendinizi altıncı koğuşa hapsedilmiş gibi hissedersiniz.(Lenin'inde öyle söylediği rivayet edilir.). O yemeğin ekşi kokusunu,eskimiş sabahlıklar,üstünüzde mavi gömlek ve tek bir odanın içerisinde oradan oraya belki 10 belki de 100 kez gidip gelişinizi görür gibi olup irkilirsiniz .Ve gerçekten okurken hani bazen okumaya kıyamadığımız kitaplar olur ya bu kitap da benim için onlardan biriydi, bitsin istemedim o yüzden de son sayfasını okuyamadım:) Neyse şimdi bu kısa öykümüzden biraz bahsedelim.. Altıncı Koğuş:Hasta olan(ki hasta demek ne kadar doğru ) İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimiç arasındaki felsefi tartışmaya dayanır.İvan Dimitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe,içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara karşı çıkarken Andrey Yefimiç bunları görmezden gelen,empati duygusundan yoksun bir doktordur.Doktor sonunda duştüğü yanılgının farkına varsa da iş işten geçmiştir. O da artık önyargı kurbanı olmuştur ve birdenbire kendisini altıncı koğuşun kilitli kapıları ardındaki bir hasta olarak buluvermiştir. İvan Dimitriç aslında hasta değildi onu bu denli başkalaştıran ve hasta olarak hitap edilmesine sebep olan içindeki korkuydu.Ve şu zavallı insanoğlu kendisinden farklı olan birini görünce avını gören kurt sürüsü gibi o insanın üstüne atlar. Şu önyargı yok mu ? Günümüzde de devam eden şu illet... Tatmin edilmeme duygusu,halen bile Şizofreni hastasından bahsederken insanlarımız onları insan yerine koymuyorlar. Deli,canavar,şeytan gibi birçok hakarete maruz kalıyorlar.Oysa onlar da İvan gibi içindeki korkudan muzdarip değil
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
10/10
·119 syf.·
2021 10. kitabı
Romantizmden realizme geçişte bir köprü görevi gören Sergüzeşt romanında: Romantizm akımının etkileri görülse de,o dönemin hastalığı olan insan ticaretini bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermesinden, realizm akımının etkilerinin ağır bastığını görmekteyiz. Eserde vurgulanan en önemli konu esarettir.Samipaşazade sezai: Hayatı boyunca satılan, ezilen, oradan oraya fırlatılan, bir insan olarak duygu ve düşüncelerine değer verilmeyen,insan yerine konulmayan 9 yaşındaki bir kız çocuğu olan Dilber'in hüzün dolu sergüzeştini(serüven) gerçekçi bir yaklaşımla bizlere anlatmıştır. Kitabı okurken içimde bir boşluk hissettim Dilber'in oradan oraya sürüklenmesi,Celal'e kavuşamaması ve en sonunda da kendini Nil'in ürkütücü dalgalarına bırakması çok etkiledi beni. Samipaşazade sezai çoğu zaman kendini saklayamamış ve kendi görüşlerini de dile getirmiştir. kitabını okuyan okuruna da bunu hissettiriyor.Lakin bunun yanında ruh çözümlemelerinin tabiiliği,uzun mekân tasvirlerinin içinden rahatlıkla çıkması ve edebi diline bayıldım. Genel olarak eseri yazıldığı dönemi de göz önüne alarak değerlendirmek gerekirse gerek dili,üslubu ve konuyu bu denli gerçekçi bir yaklaşımla ele alınışı gerçekten muhteşem bu yüzden 10 üzerinden 10 veriyorum ... İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2021 9. kitabı
Öncelikle Ömer Hayyam 1048 yılında doğmuş olan İranlı şair, filozof, yazar, matematikçi ve astronomdur. Tarihteki ilk savaş karşıtı açıklamayı yapan kişi de Ömer Hayyam'dır. Ömer Hayyam İslam dünyasının altın çağı olarak nitelendirilen çağda doğmuş İranlı şair olarak bilinir. Doğum adı ise Gıyaseddin Ebul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam olarak bilinir. Günümüzde kullandığımız takvimlerden olan miladi ve hicri takvimin yanı sıra Celali takvimi bulan kişi de Ömer Hayam'dır.Rubailerinde; dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir. Akıl yürütürken ne içinde yaşadığı toplumun ne de daha öncesi zamanlarda yaşamış toplumların kabul ettiği hiçbir kurala bağlı kalmamış, kendinden önce yaşayanların insan aklına koymuş olduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamıştır. Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı dörtlükler(rubailer) .Hayyam'ın dörtlüklerinde sade ve akıcı bir dil kullanması hoşuma gitti.Anlatmak İstediği şeyleri kelimelerle oynamadan doğrudan Bizlere aktarmış.Onu farklı kılan da bu olsa gerek... Sevgili ve şarap onun için; yaşama sebebi,tanrı,hayat kısaca her şey demek ve bunu birçok dörtlükte de gözler önüne seriyor.onun için tüm varlığın baş kaynağı sevgidir ve sevgiden geçer... Çoğu zaman tanrıya sitem ettiğini görürsünüz. Bizde onunla birlikte zaman zaman sitem etsek ve sorgulasakta, birçok yerde sanki Hayyam bizlerin karşısında ve bu sefer biz ona bir şeyleri, kendi düşüncelerimizi anlatmaya çalışırız. Bir nevi onunla münakaşaya girmiş ve ona öğüt verir vaziyette buluruz kendimizi... Dizeleri okurken sözümona din adamlarına sövesiniz gelir.Hayyam onları yerden
Şiir
Bütün DörtlüklerÖmer Hayyam · Cem Yayınevi · 199827,8bin okunma