Kaan

Kaan
@SufferMeyus
Duyarlılığı bu hayatı kaldıramayacak kadar keskinleşmiş bir kaybeden..
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 16:23
Tavsiye üzerine başladığım ve neden bu kadar zaman okumamışım diye kendime kızdığım kitap. Evet ergenlik dönemi, evet yer yer küfürlü bir dil ama her şey olması gerektiği gibi. Sıcak ve içten anlatılmış. Kitabın başından sonuna dek sanki Holden Caulfield karakterini okumuyor, adeta yanında onu yaşıyordum. Kalabalıklar arasında çektiği derin yalnızlık, insanların samimiyetsizlikleri, hayatın boş ve saçma sapan yönleri muhteşem şekilde anlatılmış. İnsan bazen çok yalnız hissedince kalabalığa değil de daha çok yalnızlığa ihtiyaç duyar. Caulfield çoğu zaman bunu hissettirdi bana. Bir çok yerinde kendimden kesitler bulduğumu da söyleyebilirim. Kaybettiği kardeşine duyduğu özlem, sanki o olsa her şey daha güzel olacakmış gibi hissetmesi muhteşem anlatılmıştı. Yer yer güldürdü, yer yer hüzünlendirdi. Ama dediğim gibi baştan sona sanki beraber hareket ettik. Her anına bir okuyucu olarak değil de sanki bir şahit olarak yanı başında eşlik ettim. “Konuşmak istiyordum. Duyguları filan olan biriyle yani.” Hemen hemen hepimizin zaman zaman yaşadığı bu gibi derin yalnızlıkları çok güzel aktarıyor. Ve tabi Salinger’in, Holden Caulfield üzerinden aktardığı şu cümlelerin gerçekliği de kitabı bitirdikten sonra beğendiğimi ispatlar nitelikteydi. “Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.” Evet bitirince Düşündüm ve sanırım Salinger ile iletişim halinde olmak ve bu kitabı yazdıktan sonra kendisine verilmek istenen tüm ödülleri reddedip, kendini kapattığı o iç dünyası, o derin inziva üzerine ve tabi ki Holden Caulfield üzerine uzun uzun konuşmak isterdim. Okusam mı acaba diyorsanız, Kitap hakkında yazılanlara bakmadan, ön yargılara ve
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·197 syf.··
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 15:55
Kitaplığımı karıştırırken “bu ne ya” diyerek bir köşeye atacağım sırada, hiç anlamadığım bir his geldi ve arkasındaki açıklamayı okudum. Kendim Almadığıma ve hediye falan da gelmediğine emin olduğum, camii avlusuna bırakılmış bebek gibi kitaplığıma bırakılmıştı adeta. Konusu, hayatım boyunca mücadele ettiğim ve bu yaşıma kadar hiç teslim olmadığım bir duyguydu: Aşk. Çocukluk aşkıyla başlayan, zengin kız fakir oğlan klişesine inceden dokunan ve mecburi ayrılıktan seneler sonra çocukluk aşkı ve nişanlısı arasında kalan bir kadın. Detaya girmek istemiyorum ama Hayatımda ilk defa aşık olmak istediğimi, ilk defa bir aşk hikayesinin içinde başrol olmak istediğimi söyleyebilirim. Fazla Spoiler vermeyeceğim, muhakkak okuyun. Filmi de varmış. Bana müsade, Ben filmini izlemeye gidiyorum.
DefterNicholas Sparks · Remzi Kitabevi · 1997412 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 16:16
Herkesin aksine ben Cesare Pavese’den sonra Tezer Özlü’yü tanıdım. Tezer Özlünün Pavese hayranlığı bu kitapla başlamış olabilir. Zira kitabın ana karakteri Clelia’yı pek çok kez Tezer Özlü’ye benzettim. Sanki Tezer Özlü’nün günlüğünü okur gibiydim. Kitabın zor bir anlatım dili var. Konusu heyecan vermiyor ama içine çekmekten de geri kalmıyor. Tuhaf. Ayrıca karakterler hakkında bu kadar az bilgi verilen, -bazıları hakkında bilgi bile yok- karakterlerin doğrudan olaya dahil olduklarını gördüğüm ilk kitap. Okurken dikkatiniz dağılmamalı. Bu kimdi ya? Diyebilirsiniz her an :) her şeye rağmen keyifle okudum. Bu kadar kısa bir kitaba oranla iyi de alıntı yaptırdı şahsen. Ee Pavese farkı. Bu adamı bir ayrı seviyorum. Bütün kitaplarını okumadan ölürsem gözüm açık gider. Bugün de, kitabın bana göre sempati uyandıran tek karakteri Rosetta için üzülerek incelemeye son veriyorum. Ah Rosetta. Onurlu Rosetta..
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · Can Yayınları · 20182,334 okunma
8/10
·189 syf.··
2020 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 15:05
Öncelikle şunu söylemeliyim, muhteşemdi. Kendimi pek çok kez o eski İstanbul’da, kâh Galata’da, kâh Beyoğlu’nda hissettim. Râkım efendi ve Felatun beyin birbirlerine zıt karakterlerini analiz ettik. Fakat Râkım efendi. Ah, gerçekten bir İstanbul beyefendisi. Okurken ben bile güvendim kendisine :) Türkçeyi muhteşem ve doğru konuşmaları efsaneydi. Bu kadar düzgün Türkçe ve bu kadar edepli, seviyeli konuşmalar bu devirde çevremizde pek görebileceğimiz türden değildi. Aşk, çok güzel işlenmişti kitapta. Okudukça aşık olasım, bu kadar güzel sevesim geldi. Ama ne ben Râkım efendiyim, ne de bir Canan bulabilirim. Dağ bir değil, delemeyiz sevdiğim. Sıkılmadan okudum. Severek okuyacağınızı düşünüyorum.
Felatun Bey ile Rakım EfendiAhmet Mithat Efendi · Kitap Zamanı Yayınları · 201128,2bin okunma
9/10
·272 syf.··
2020 19. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2020 09:54
Bedensel engeli olan insanlara karşı farkındalık oluşturabilecek bir kitap. Okuduktan sonra etkisinden çıkamamıştım bir süre. Evet Hepimizin çevresinde bir Petey var muhakkak. Ama çoğu zaman görmüyoruz onları. İletişim kurmayı denemiyoruz bile. Fark edilmeyişleri onların suçu değil, bizim taş kalpliliğimiz. Mutlaka okuyun, belki bakış açınız değişir. Sımsıcak hikayesi.
PeteyBen Mikaelsen · Beyaz Balina Yayınları · 20146,5bin okunma
Reklam