Neslihan Önderoğlu'nu İlk kez okuyorum.
Bir zaman sonra 'yakınlık' denince banka kredisi çekiyormuşcasına tedirgin hissetmeye başladıysanız, artık başkasıyla çatışmak yerine kendinizi mağlup ediyorsanız, iletişimsiz kalmanın iletişim kurmak kadar gerekli olduğunu düşünenlerdenseniz, işte: Sizi, bizi, onları kucaklayan öyküler var Yakınlık Korkusu'nda.
Şair ve öykücü, yazıp kenara çekilmek ister. Roman yazarı "ben buradayım" demeyi, alkışı hengâmeyi sever. Yakınlık Korkusu'ndaki öykülere bu gözle bakınca, sıradan olanın içindeki sahiciliğe -o büyülü anlara- işaret etmesi pek güzel. Öykü sevenler es geçmesin bu kitabı.
- Kargonun henüz getirdiği kitap yığınına bakıyorum. Her şey "en iyisi ben biraz kitap bakayım ya" demekle başlıyor. Sonra "ne ara okuyacağım ben bunları" diyorsun ama olsun. Zamanın yetmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Şu keyfimiz de olmasa nesi çekilir dünyanın canım. Hem sigaram yok, içkim yok, kumar da oynamam. Bir kitabım, nedir yani?
Suhendan