Kitap için otobiyografi veya anı diyebiliriz. Tara Westover’ın hayatı.
Bu kadar olağan dışı olayların yaşandığı bir hayatı, ancak kitabı okuduğunuz zaman zihninizde canlandırabilirsiniz. Mormon bir ailenin içerisinde hayatı boyunca ikilemlerde kalan, sorguladığı ve doğru bulmadığı halde, Mormon inanışının kollarında boğulmak isteyen; öte yandan tek başına kalacağını bilerek dışardaki hayatın eteklerine sıkı sıkıya tutunan bir kadın.
“Evde eğitim” kavramıyla karşılaştığım bu kitapta, şaşkınlığa uğradığım daha birçok olay kitabı türüne göre daha sarsıcı hale getirmiş. Örneğin evde eğitim alan bir insanın üniversite sınavına girerek öğrenime üniversiteden devam edebilmesi.
Mormon inancının temelinde, evde eğitim, evde doğum, sağlık hizmetlerinin geleneksel olarak sağlanması (şifalı otlar, çakra sistemi vs.), nüfusa kaydolmamak, dolayısıyla “Devlet denilen mekanizma ile sıfır ilişik” anlayışı yatmaktadır. Tara Westover böyle bir ailenin içerisinden kimi zaman talihi, kimi zaman kaderi, kimi zaman kendisine yol gösteren sevdiklerinin yardımıyla, ama en önemlisi ise kendi akıl ve iradesinin sağlamlığıyla bu inancın kozasından sıyrılıyor ve en sonunda tarih alanında (entelektüel tarih) doktora yapıyor. Hem de Cambridge Üniversitesinde.
İşte çoğu zaman acı olayların yaşandığı bu süreçte, sosyal hayata uyumun zorluğu ve kültür şokları içerisinde pes etmenin eşiğinden defalarca dönen Tara Westover’ın kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim, ilham kaynağı hayatı.
(instagram: gercekkitapseverler’e kitabı okumamı sağladığı için teşekkürler.)