90’larda geçen bu roman gerçek bir hikayeye dayanıyor. Nazlı'nın yakın arkadaşı Canan'ın sevgilisini vapurda takip etmelerini istemesiyle başlıyor. Nazlı ve Yeşim her gün bindikleri 8.15 vapurunda Canan'ın sevgilisini takip ediyorlar. Nazlı ile Ali'nin bu takiple birlikte yolları kesişiyor. Böylelikle başlıyor bu güzel aşk hikayesi.
Kitap bizi 90'lara götürüyor ve çok keyifli bir nostalji yaşatıyor. Kitabın tek sevmediğim yanı sadece ikili bir ilişki görüyoruz başka olaylar da eklenebilirdi belki. Ben çok fazla aşk kitapları sevmediğim için de böyle hissetmiş olabilirim. Fakat kitap çok akıcı. Okumuyor, adeta olayları izliyorsunuz. Okurken keyif aldım ben. Siz aşk kitaplarını seviyorsanız bu yaşanmış, sımsıcak aşk hikayesini çok seveceğinize eminim.
Birinci dünya savaşı sırasında yaşanan yasak bir aşk anlatılıyor kitapta. Genç bir delikanlı zengin bir iş adamının yanında çalışmaya başlıyor. İki tarafta birbirine aşık oluyor ve yasak bir ilişki yaşamaya başlıyorlar. Savaş nedeniyle ayrılık yaşamak zorunda kalıyorlar.
En sonunda da tekrardan buluşuyorlar. Eskisi gibi oluyormu herşey?
İşte bunun cevabı Geçmişe Yolculuk kitabında. :)
Savaş sonrası iki sevgilinin karşılaşması ve yaşanılan karışık duyguları okuyucuya çok güzel yansıtmış herzaman ki gibi yazar. Kısacık bir kitap ama insanın içine işliyor. Stefan Zweig kitaplarını okumayı çok seviyorum özellikle psikolojik analizleri harika oluyor yazarın. Bu kitabı da muhteşemdi okuyun derim.
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma