Latif ve narin ne vardıysa içimde,
Hoyratça kırdı geçirdi dünya,
Memnunum, barışığım yine de,
Sabırla yeni yapraklar veririm
Yüzlerce kez kırılmış dallarımdan
Ve tüm acılara rağmen hâlâ
Âşığım ben bu divane dünyaya.
O yüzden şanslı addediyorum seni; bizden daha iyi, daha güzel yaşlandın ve ömrümüzün sonunda yozlaşmış bir dünyanın zehri ve sefaletiyle boğuşan, etrafımızı kemiren ahlaksızlığa rağmen bir nebze temiz hava solumak için mücadele eden bizlerden daha onurlu öldün.
Hep bir sağa bir sağa bir sola
Salınır çiçekli dal rüzgârda,
Hep bir aşağı bir yukarı
Salınır yüreğim çocuk gibi
Arasında aydınlık, karanlık günlerin
Arasında istemenin, vazgeçişin.
Ta ki çiçekler uçuşuncaya
Dal meyveyle doluncaya,
Ta ki usanıp yüreğim çocukluktan
Huzura erip sonunda
İtiraf edinceye kadar: Zevkliydi, boşuna değildi
Hayatın o huzursuz oyunu.