Hiç sevilmeyen biri sevgiye olan özlemle yanar tutuşur.Sevilen ve sevgiyi yitiren biriyse yalnızca yitirdiği sevgisi icin değil yeniden kaybetme korkusuyla yaşar.
"Tutsakligina sevgi nasil son verdi?"
"Seveni ve sevileni affetmeyi öğreterek.Sadece affedersek özgürleşebiliriz.Ancak affedenler tutsaklıktan kurtulabilirler."
Delilikle aramizdaki duvarın kalınlığı ne kadardır? Hiç kimse bu duvarın neden yapıldığını bilmez.Ne kadar baskıya dayanabildiğini de.Dayanabildiği kadar dayanır işte.
Dünya da açıksözlülükten daha zor birsey yoktur ve övgüden daha kolay bir sey yoktur.Eğer açıksözlülükle yüz notadan sadece bir tanesi hataliysa, hemen detonelik başlar, sonrada skandal gelir. Eger övgüde son notasına kadar hepsi yanlışsa bile, ozman dinleyen onu kabul eder ve belli bir keyifle dinler ; kaba bir keyiftir belki ama keyiftir yine de...Ve bütün bunlar toplumun her seviyesinde ve gelişmişlik düzeyinde yaşanabilir.