656 sayfalık kült klasik eser,hayatımda ilk okuduğum en kalın kitap olarak tarihe kazındı.
Başta gözüm korkarak başlasam da bu kalın kitap fobimi yenmek için arkadaşlarımın da olumlu yorumlarından cesaret alarak başladım ve hiç sıkılmadan bitirdim kitabı.Beklesin beni tuğla klasikler
İngiliz klasiği olan yazarın olgunluk dönemi romanı olarak kabul edilen Büyük Umutlar yazardan okuduğum ilk kitabı oldu.Victoria dönemini ve realist anlayışla okuyucuya aktarmış. Üslubuyla,akıcılığıyla yazarın kalemini çok sevdim tüm kitaplarını okumak istedim bitirdikten sonra.
Ücra bir kasabada oturan küçük yaşta öksüz kalan,ablası ve eniştesiyle yaşayan Pip’in yaşam serüvenini okuyoruz.Yaşadığı dönemin İngilteresine ışık tutan yazar dönemin sosyo-ekonomik sınıflaşma üzerine etkisini,kentli ve köylü ayrımını,bunun uçlarda yaşandığını, fakirin çok fakir zenginin ise çok zengin olduğunu etkileyici şekilde anlatmış.
Yazar gerçek yaşamından da esinlenmiş aslında çocukken fabrikada akşama kadar ayakta dikilerek kolilere etiket basmış ve daha bir çok zor işte çalışarak yoksullukla büyümüş.
Kitapta en çok gözüme çarpan şey paranın bir insanı ve çevresindeki kişilerin o insana karşı tutumunu nasıl değiştirebildiği oldu.Masumiyetin ve iyi niyetin,servetin gelmesiyle uçup gitmesi gibi.
Aşkı,dostluğu,bağlılığı,sevgiyi,güveni,ihaneti,
şüpheyi,nankörlüğü ve diğer duyguları okurken derinlemesine hissediyorsunuz.
Bir romanda daha ne olabilir ki mutlaka okuyun fazla karakter olduğu için not tutmuştum ben sizler de okurken isimleri not alırsanız işiniz kolaylaşır.
Okuyanların yorumlarını bekliyorum okuyacaklara da şimdiden keyifli okumalar dilerim