Alıkul Osmanov’un Isık Göl, Seni Sevdim adlı eseri, benim için yalnızca bir şiir kitabı değil; Kırgız edebiyatına açılan ilk kapılardan biri oldu. Kırgızistan’da bulunduğum bir dönemde bu eseri okumak, kitabın bende bıraktığı etkiyi daha da derinleştirdi. Çünkü şiirlerde sıkça karşılaşılan vatan, tabiat, yurt sevgisi ve memleket hassasiyeti, yalnızca edebî bir tema olarak değil; yaşadığım coğrafyanın ruhunu anlamaya yardımcı olan bir tecrübe olarak karşıma çıktı.
Kitap, Kırgız edebiyatının önemli şairlerinden Alıkul Osmanov’a ait Kırgızca şiirlerden oluşuyor. Eserde şiirlerin Türkçeye çevirisi İbrahim Türkhan tarafından yapılmış. Bu yönüyle kitap, Türk okuyucusu için Kırgız şiir dünyasına ulaşmayı kolaylaştıran kıymetli bir çalışma niteliği taşıyor. Özellikle Kırgız Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki yakınlık ve farklılıkları aynı anda görmek, şiirleri okurken ayrı bir dikkat ve zevk kazandırıyor.
Şiirlerin genelinde güçlü bir vatan duygusu hissediliyor. Osmanov’un şiirlerinde Isık Göl yalnızca bir tabiat unsuru değil; aynı zamanda hafızanın, aidiyetin ve sevginin sembolü gibi duruyor. Şair, kimi zaman göl üzerinden memleketini anlatıyor, kimi zaman insanın iç dünyasına, özlemine ve bağlılık duygusuna temas ediyor. Bu bakımdan kitap, sadece bireysel duyguların değil, aynı zamanda bir milletin ruh dünyasının da izlerini taşıyor.
Çeviri bakımından genel olarak başarılı ve okunabilir bir metinle karşılaştığımı söyleyebilirim. Şiirlerin duygusu büyük ölçüde Türkçeye aktarılmış. Bununla birlikte bazı şiirlerde satırların yerlerinin değişmiş olması dikkatimi çekti. Bu durum, özellikle orijinal Kırgızca metinle Türkçe çeviriyi karşılaştırarak okumak isteyenler için zaman zaman akışı takip etmeyi zorlaştırabiliyor. Yine de bu küçük eksiklik, eserin genel değerini
Her ne kadar Ramazanda bitirmeye niyet alsam da bugüne kısmet oldu bitirmek. Rabbime sonsuz hamd ve şükürler olsun. Okuduğumuzla da amel etmeyi bizlere nasip eylesin inşallah.
Allah'ın KelamıMehmet Türk · Kitap Dünyası Yayınları · 20183 okunma
Türk'ün bilgesi Korkut Ata'yı merak edenlerin okuması gereken başlangıç kitaplardan bir tanesi. Halk biliminin emektarı kıymetli Fuzuli Hocamızın kalemine sağlık.
Kitap, çocuklar için yeterli seviyede ancak akademik olarak çalışmak isteyenlere yetersiz kalıyor maalesef. Ayrıca tekrarlayan tekerlemelerin olması da güzel olmamış.
Yine kütüphaneme yıllar önce —neden ve niçin aldığımı hatırlamıyorum— eklediğim Momo Momo, abime sorduğum “İstanbul’a giderken ne okuyayım abi?” sorusuna karşılık onun tavsiyesiyle trende başladığım bir yolculukla merhaba dedi bana. Öyle sardı ki beni, diğer işlerime vakit bırakmadı ve bir solukta bitirmiş oldum. İyi ki de tavsiye etmiş ve okumuşum diyorum.
Açıkçası kitaplara yapılan incelemeleri gördükçe her seferinde aynı şeyi yaşıyorum: “Zaten bu kitap hakkında çok güzel incelemeler yapılmış, sen bir şey yazma” diyorum kendime. Ama yine de duramıyorum.
Momo, adeta bugünün hâlini özetliyor. Zira sahiden de insanların zamanını çalan birileri var gibi. Çünkü insanlara baktığımızda ne işini seven, ne de sevdiği işi yapan biri var ortalıkta. Herkeste bir bezmişlik, usanmışlık. Üstelik yapılan her işte bir sahtekârlık, bir hilekârlık da cabası.
Umarım evlatlarımıza daha müreffeh, daha temiz, mutlu, huzurlu ve her şeyden önemlisi adil bir dünya bırakabiliriz.
Efendim okuyanların müstefid olması, okuyacak olanların istifade etmesi ümidiyle. Hû
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma