Süleyman SÜNAL

Süleyman SÜNAL
@Suleymansunal42
Okur, düşünür, canı isterse de yazar.
Selçuk Üniversitesi/Türk Dili ve Edebiyatı
Yüksek Lisans
Konya
KONYA
112 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Nesiller Ruhu
Kendimce kitapta kıymetli bulduğum altını çizdiğim cümle ve paragrafların sayfa numaralarını ekleyerek alıntı yaptım. Yazarken -varsa- yaptığım hataları hoş görmenizi istirham ederim. Şimdiye kadar profilimde oluşturduğum en hacimli alıntıdır. :) Gençliğimden beri benimsediğim bir düşünme metodu vardır: Kafamı işgal eden bir konu üzerinde açık ve seçik fikirlere ulaşmak için onları yazarım, Alain’in deyimi ve tavsiyesi ile “yazarak düşünürüm”. Hiçbir mesele benim için kapanmış, son şeklini almış değildir. (s.11) Milletlerin tarihi hayatında nesiller, büyük fertlerden daha mühim rol oynarlar; zira devirlere şekil ve renk veren esas kitleyi onlar teşkil ederler. (s.15) Dikkat edilirse, Cumhuriyet devrinde gerçekten mütefekkir adını alacak bir büyük şahsiyet yetişmiştir. Meşrutiyet devri hiç olmazsa Gökalp’ı çıkarmıştı. (s.22) Cahit Sıtkı- Orhan Veli nesli eski yazıyı bilen ve kısmen de olsa eski kültüre aşina son nesildir. (s.29) ... Sait Faik, Cahit, Sıtkı ve Orhan Veli’nin eserlerinde görülen berrak Türkçe ile 1950’den sonra fazla orijinal olma iddiası taşıyan gençlerin eserlerindeki üslup arasında büyük bir fark vardır. Bu sonuncular yalnız gelenekten değil, halktan da ayrılmışlardır. (s.29) Ziya Gökalp’ın söylediği gibi, bir millet ruhunu kaybettiği zaman milli istiklalini ve vatanını da kaybeder. Türkiye'yi bugün ayakta tutan halkın sımsıkı bağlı bulunduğu tarihi ve milli kıymetleridir. (s.30) … Hakikati bilmeyen ne üzerine bina kuracaktır? Çalışmayan insan başkalarına şöyle dursun, kendisine de faydalı olamaz. Şu hâlde gerçek milliyetçiliğin esas temeli, hakikati tanımak, yani akıl ve çalışmak, yani iradedir. (s.31) Hakiki milliyetçi toplantılarda, mitinglerde, hitabet kürsüsünde değil, günlük hayatında, şahsi münasebetlerinde, meslek çalışmalarında milliyetçi
Reklam
Nefis ve Had
Nefsini bilmeyen Rabb'ini bilmez, Rabb'ini bilmeyen de haddini bilmez.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Nurullah Genç
Namaz
Abdullah ibn Mes'ud'dan gelen bir rivayette o şöyle demektedir: Rasulullah'a (Sallellâhu aleyhi ve sellem) "Allah katında en sevgili amel hangisidir" diye sordum. şöyle buyurdular: "Allah Teala'nın en sevdiği amel vaktin başında kılınan namazdır."
Zaman
Korkunç Yıllar
-Biz bunlara bakıp korkmamalıyız. Düşmanlarımız korksun. Hem de nasıl korkuyorlar. Korkularından bize bu zulümleri yapıyorlar. Korkmasaydılar yapmazdılar Yüz elli yıldır bizi tüketmeye uğraşıyorlar. Yüz elli yıl! İşte bu yurtta bir avuç Tatar kaldık. Bizi büsbütün yok etmedikçe içleri rahatlamayacak. Biz mahvolduktan sonra bile, bu sefer ruhumuzun önünde titreyecekler. İyi bak bu yıkıntılara!.. Sen benim evlâdım olmakla beraber, bu toprağın, bu yıkıntıların bir parçasısın... Seni bu toprak doğurdu, bu toprak besledi. Bil ki yalnız değilsin. Büyük bir milletin zengin geçmişi ve parlak geleceği seninle beraber. Bahşesaray'dan Kaşgar'a varana kadar binlerce minaremiz göklere uzanıyor. Bize Tatar diyorlar, Çerkez diyorlar, Türkmen diyorlar, Kazak diyorlar, Özbek diyorlar, Azer diyorlar, Karakalpak, Çeçen, Uygur, Kabardı, Başkırt, Kırgız diyorlar. Bunlar hep yalan! Deniz parçalanmaz. Biz Türk- Tatarız. Bunu senin kalbinin bildiği gibi, her Başkırt, her Kırgız, her Kazak'ın, Kırgız'ın da kalbi bilir. Kalbinin hisleriyle hareket et. Dünyanın boş hırslarına kapılma...
Sayfa 27·Kitabı okudu
Edebiyat
Batı'nın ürettiği ve uluslararası piyasaya sürdüğü teknolojik ürünlerin birçoğunun adının kökenine baktığımızda kutsallarını, milli değerlerini, mitolojilerini görmekteyiz. Bir yere, bir eşyaya veya bir insana ad verme sıradan bir eylem değildir. Fert bazında nasıl ki herkes kendi özeline/kutsalına dokunulmamasını ve kendi özelini/ kutsalını yaşamak isterse adlar da kişilerin kutsallarının sembolik yansımalarıdır. Bir insanın adı bir yerde o kişinin milliyet ve inanç köklerinin resmidir. Bu durumdan dolayı Barak Hüseyin Obama ABD Başkanı seçildiğinde özellikle Müslümanlar arasında kendine ve ABD'ye karşı ciddi bir temayül oldu. Ülkemizdeki Baraklar Obama'nın adındaki "Barak" kelimesinden dolayı onu kendilerinden sanıp, başkanlığını kutlamak için kurban kestiler. Bu yönelmedeki temel etken, adının İslam dünyasının en sembolik değerlerinden biri olan, İslam Peygamberinin cennetin efendileri olarak nitelendirdiği, ehlibeytin timsali Hz. Hüseyin'in adını taşıyor olmasındandı. Oysa Barak Hüseyin Obama da bir Amerikan vatandaşıydı ve Amerika'nın çıkarlarını korumak için seçilmişti Ve öyle de yaptı.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Reklam