Günümüzde ebeveynler arasında oldukça yaygınlaşan "oyun terapisi" kavramının aslında ne olduğunu ve sadece oyun oynatmak ibaret olmadığını fazlasıyla gözler önüne seren bir başyapıt. Zaten kitabın yazarı da oyun terapisinin kurucusu diyebiliriz.
Okurken birçok alanda kendimi bulduğum hatta bazen terapistle bazen de Dibs’le özdeşim kurduğum zamanlar oldu. Oyun Terapisi daha önce de ilgilendiğim ve takip ettiğim bir ekoldü ancak bu kadar içinde olmak ve adım adım takip etmek benim için çok farklı bir deneyimdi.
Kitabın özellikle ilk sayfalarında Dibs’in öğretmenleri ile yaşadıkları, öğretmenlerinin Dibs’ten bahsediş şekilleri bana kendi okulumu hatırlattı. Okullarda psikolojik danışman olarak görev yapmanın aslında ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anlamama yardımcı oldu. Bu durum aslında bazı sorgulamaları da beraberinde getirdi.
Günümüzde de birçok okulda Dibs gibi öğrenciler var ancak çoğu zaman gerek sınıf kalabalığından gerekse imkanların yetersizliğinden dolayı göz ardı edilerek belki de kayboluyorlar.
Bu kitap 1964 yılında yazılmış ancak günümüzde bile aslında birçok Dibs ile karşılaşıyoruz. Özellikle sosyo ekonomik düzeyi düşük bölgelerde kim bilir nasıl hikayeler var.