Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım
Durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım.
Ne olurdu? Birbirimize birkaç sene
sonra tesadüf etmiş olsaydık! O zaman hayatımız belki bambaşka bir şekil
alırdı. O zaman sana tabi olur ve bundan zevk duyardım.
Fakat şimdi, hiçbir
faydası olmadığını bile bile, yanlış ve manasız bulduğum şeylere oyuncak olmak, bütün sevgime rağmen imkânsız