"Evet, biraz fazla kaprisliyimdir; bazen akşam yemeğinden kalktığımda, karanlığın ortasında, dünyanın herhangi bir yerine gitmenin aklıma estiğini ve hemen yola çıktığımı size söylemem gerek."
Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgâr. Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu? Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
Yağan beyaz bir sükût, bir mahşerdir sanki kar!
Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine. Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu. Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;
Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine.