Normalde roman ya da hikaye pek okumam ama bu kitap gerçekten çok güzeldi. Bu kitap o kadar sürükleyiciydi ki gün içerisinde bir sürü işim olmasına rağmen bırakamadım kitabı elimden, fırsat buldukça okudum. Kitapta saçma yerler olmasına rağmen yine de akıcıydı. Etkileyen güzel yerleri vardı evet ama benim değinmek istediğim yer; bunca saçma ve mizahlı anlatımın içinde bir de aşk hikayesi olması ve beni etkilemesi. Kitabın sonu böyle bitsin istemezdim, doyurmadı beni. Hep sonunu merak ederek okudum ama sonu Musa'ya üzülmemle sonuçlandı. Kendimi kahramanların yerinde hissettim hep. Bu tarz kitaplardan, şöyle çok güzel bir son bekliyorum, gerçi o da doyurur mu bilmiyorum. Hiç bitmesin istiyorum galiba, ne garipp.
"Tüm mesele odaklanmada evlat, " dedi Fezai Aydıntürk gözünde bir işi çok iyi bilenlere özgü bir pırıltıyla. "Zihnin ve bedenin sadece varacağın hedefe odaklanacak. Ve bilesin ki bu her şey için geçerlidir. Düz bir çizgi çizmek istiyorsan, asla kalemin geçtiği yere değil, ulaşacağı noktaya bakmalısın."