"İnsan ancak okuma sürecine kendi de bir şey katarsa kitaplardan bir şeyler edinebilir. Yani bu sürece, ikili mücadelede yara almaya ve yaralanmaya, mücadele vermeye,
ikna etmeye ve edilmeye, sonra da öğrendikleriyle zenginleşerek
bunu hayatta ya da işte kullanmaya hazır bir ruhla girerse."
Bir kişi Resûllüllah'ın yanında fazla konuştu.
Resûlüllah(s.a.v) kendisine:
"Senin dilinin önünde kaç perde vardır?" diye sordu. Kişi: "Dudaklarım ve dişlerim vardır" dedi. Bunun üzerine Resûllüllah buyurdu:
"Acaba senin için bu perdelerde konuşmanı engelleyecek bir kuvvet yok mudur?"
Muvarrek el-Acelî der ki: "Bir şey vardır. Ben yirmi seneden beri onun peşindeyim. Hâlâ onu beceremedim. Ve onun peşini terk etmek de istemiyorum?"
Kendisinden sordular: "O nedir?" Cevap olarak buyurdu: Beni ilgilendirmeyen şeylerde susmaktır."
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur;
"Mümin bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir, münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.