Aşka bunaltıları onlar getirmediler
Onlara dayanıyorum o yürekli savaşçılara
Saçları uzun bir unutkanlıkla örülmüş
Kanlarının ardında tehlikeler yürüyen
Korkunun gözlerini aradığı omuzlarında
Gittiler, yittiler arasında boğul seslerinin
Tozuyan atlarının yelelerine baktılar ve
Sen oldun
Ve seni gördüm, eğninde bir mavi gözlerin vardı.
Hepimiz güvenceyi biriktirdiklerimizde ararken, o ölümün ansızın gelişinin biriktirmeyi nasıl gülünç bir duruma soktuğunu anlatıyordu hâl lisanıyla. Ölüm bu biriktirdiklerini beklemez diyordu kanaatkâr bir edayla.
Biz yine toprağı eşelemeye devam ediyorduk.