Doğurgan gecelerden payıma sükut düştü.
Kelimeleri bir lodosa serpiştirdim.
Lal çocuklar gibi seslendim uçurtmalara. Hayat boğazımda düğümlendi. Sakıncalı tutkularımı mezar taşlarına yazdım. Bu kaçıncı yerlebir oluşu kalbimin?
Bu gece kaç kez doğup, kaç kez öleceğim?...
Bir vadi dolusu ölümüm olsa, bi vadi daha olsun isterim.
Hangi vefa duygusuyla tutunacağız dünyaya?
Hangi güzelliğin özürüyle varacağız mezara?
Biz nasıl seveceğiz? Sevgimizi nasıl söyleyeceğiz? Bunu kim öğretecek bize? Ellerimiz bir su gibi akacak mı bir daha?