Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım.
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım.
Şimdi ben tıpkı şifasız kanayan bir yarayım.
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım..
Önünde şimdi yeni bir hayat vardı. Yaşadığı maceranın başındaki kadar iyi günlere mi, kötü günlere mi gebe olduğu bilinmeyen bir hayat. Ama bundan korkmuyordu çünkü o hayatın yerlisiydi. Ama şimdi nereye gidecekti?
Etle tırnağı ayırırcasına acı veren o gidiş olmasaydı, bu aşk, aşk olmayacaktı aslında. Aziz Bey mecnuna döndü, daha çok gençti. Bundan daha büyük bir acı olamayacağını, sokaklarda Maryam'ın adını sayıklarken ölüp gideceğini sanıyordu. Ama bilmiyordu ki vücudun ruha ihanet etmediği anlar pek azdır. Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar.