Suna Çelik

Suna Çelik
Her şey geçer ,her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.
"Bütün boşluk, bütün hüsran, bütün yeis... Gözümde bir bulut, gönlümde bir his; Bu sessizlikte her şey sanki bir giz, Yalnızlık, her nefeste bin bir hüzün iz." Tevfik Fikret
Reklam
Puan vermedi·70 syf.··
2025 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 11:00
Stefan Zweig’in Korku adlı eseri, yasak bir ilişkinin ardından gelen sessiz ama yıkıcı bir hesaplaşmayı konu alıyor. Saygın bir evliliğin içinde yaşayan Irene, kısa süreli bir kaçamak yaşar; ancak asıl hikâye bu kaçamak bittikten sonra başlıyor. Genç bir kadının aniden ortaya çıkıp Irene’i suçlamasıyla, olaylar görünürde basit bir şantaj gibi ilerlerken, metin giderek psikolojik bir gerilime dönüşüyor. Irene her karşılaşmada biraz daha çözülür. Parayla susturulmaya çalışılan bu tehdit, zamanla onun hayatının merkezine yerleşiyor. Evinde, sokakta, aynaya baktığında bile korku peşini bırakmaz. Zweig, olayları büyütmeden ama adım adım ilerleterek, bir kadının zihninde korkunun nasıl kök saldığını ustalıkla gösterir. Okur, Irene’in yaşadığı gerilimi sadece dış olaylarla değil, iç hesaplaşmalarıyla da takip eder. Hikâyenin bence en çarpıcı yönü, korkunun gerçekliğinden daha çok onun etkisidir. Şantajcının varlığı kadar, Irene’in yakalanma ihtimaliyle kurduğu hayaller ve senaryolar da onu tüketir. Sonlara doğru ortaya çıkan gerçek ise, korkunun bazen somut bir düşmandan değil, insanın kendi vicdanından beslendiğini açıkça gösterir. Korku, büyük olaylardan çok küçük anların yarattığı sarsıntılarla ilerleyen, kısa ama yoğun bir anlatı. Zweig bu eserde, suçun değil, suçluluk duygusunun insanı nasıl esir aldığını çarpıcı bir sadelikle anlatıyor. Keyifli okumalar.. “İnsan bazen gerçeğin kendisinden değil, onun olasılığından korkar.”
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
"Neden bilmiyorum. İyi başlamıştık, mutluyduk. Sonra..
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
“Kendimizle yüzleşmeye cesaret edemediğimiz sürece, içimizdeki şeytan hep kazanır.” İçimizdeki Şeytan”, insanın en çok kendine yenildiği anları anlatan bir roman. Ömer’in kararsızlığı, korkaklığı ve sorumluluktan kaçışı; Macide’nin ise sabrı, vicdanı ve ayakta kalma çabası sayfalar boyunca iç içe ilerliyor. Sabahattin Ali, insanın hatalarını başkalarına ya da koşullara yüklemesini değil, kendi içindeki zayıflıklarla yüzleşememesini sorgulatıyor. Roman, umutlu bir kavuşmayla değil; farkına varılan bir yalnızlıkla bitiyor. Okurken insanın canını acıtan ama “ben olsam ne yapardım?” diye düşündüren, çok gerçek ve çok insani bir hikâye. Bu kitap aslında insanın en kolay kaçtığı yerin kendi vicdanı olduğunu sessiz ama çok güçlü bir şekilde hatırlatıyor. Keyifli okumalar ..
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli Cemal Süreya