Suna Çelik

Suna Çelik
Her şey geçer ,her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.
19 Ağustos 2004
70 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Kader..
Puan vermedi·112 syf.··
2026 7. kitabı
"John Steinbeck'in 'Fareler ve İnsanlar' kitabında George, küçük bir rüyayı korumaya çalışan, pratik zekâya sahip bir adam; Lennie ise devasa fiziksel gücüne rağmen zihinsel engeli olan, saf, çocuk kalpli bir insan. İkisi, bir çiftlik kurma hayaliyle yola çıkıyor, ancak bu hayal, toplumsal baskılar, önyargılar ve trajik bir tesadüf tarafından paramparça oluyor. Steinbeck, basit bir anlatım tarzıyla, iki karakterin iç dünyasına öyle bir derinlik katıyor ki, her sayfada kendi kırık hayallerimizi, dostluğun verdiği gücü ve toplumsal adaletsizliği sorguluyoruz. Kitapta, her karakter, birer sembol haline geliyor; Lennie’nin masumiyeti, George’un koruyuculuğu, Curley’nin acımasızlığı, hepsi bize insan doğasının karmaşıklığını, umut ve yalnızlık arasındaki ince çizgiyi hatırlatıyor. Bu yüzden, 'Fareler ve İnsanlar', sadece bir dönem romanı değil, her dönemde geçerli bir evrensel mesaj sunuyor. İnsanların hayatta kalma mücadelesi, dostluk ve güven arayışı, kitaptaki her sayfada bizlerle birlikte. Eğer bu kitabı okumadıysanız, onu bir şans verin derim. Kendi hayatınızda küçük büyük hayalleri olan herkesin, George ve Lennie’nin hikayesinde kendinden bir parça bulacağına eminim. Bu kitap, hem bir dönemin aynası, hem de insan ruhunun en kırılgan anlarına dokunan bir başyapıt." Keyifli okumalar..
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,3bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
OKUMADAN ÖLMEYİNİZZ!
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 22:55
Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi, insan doğasının karanlık yönlerini ve güzellik ile benlik sevgisinin nasıl yıkıcı bir güce dönüşebileceğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Roman, masumiyetin ve saflığın kibir ve bencillikle nasıl yozlaşabileceğini derinlemesine inceler. Dorian Gray’in hayatına giren Lord Henry Wotton, genç ve saf Dorian’ı nihilist ve hazcı bir bakış açısına yönlendirir. Henry’nin etkisi, Dorian’ın ahlaki değerlerini adım adım aşındırır ve bu durum, romandaki en önemli çatışmalardan birini oluşturur. Basil Hallward ise, Dorian’ın portresini yapan sanatçı olarak saflığın ve masumiyetin sembolüdür. Onun Dorian’a olan hayranlığı, Dorian’ın iyiliğini ve sanatın yüceliğini temsil ederken, aynı zamanda Dorian’ın karanlık yanlarını da ortaya çıkarmasına dolaylı olarak katkıda bulunur. Basil, Dorian’ın masumiyetini yansıtırken, aynı zamanda onun ahlaki çöküşüne de dolaylı bir etki yapar. Dorian Gray, başlangıçta saf ve masum bir genç olarak tanıtılır, ancak zamanla kendi güzelliğine saplantılı hâle gelir. Portresinin yaşlanmasıyla birlikte, Dorian’ın ruhundaki yozlaşma belirginleşir. Bu dönüşüm, insan doğasının karanlık yanlarını ve ahlaki çöküşün nasıl adım adım gerçekleştiğini gözler önüne serer. Oscar Wilde, bu eserde okuyucuyu sürekli merak içinde bırakır ve karakterlerin derinlikli dönüşümleri, romanı son derece akıcı ve etkileyici kılar. Dorian Gray’in Portresi, insan doğasının karmaşıklığını ve ahlaki çöküşün adım adım nasıl gerçekleştiğini düşündüren ve aynı zamanda etkileyici bir başyapıttır. Mutlaka okunmalı!! Keyifli okumalar;)
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202198,9bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2025 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 11:00
Stefan Zweig’in Korku adlı eseri, yasak bir ilişkinin ardından gelen sessiz ama yıkıcı bir hesaplaşmayı konu alıyor. Saygın bir evliliğin içinde yaşayan Irene, kısa süreli bir kaçamak yaşar; ancak asıl hikâye bu kaçamak bittikten sonra başlıyor. Genç bir kadının aniden ortaya çıkıp Irene’i suçlamasıyla, olaylar görünürde basit bir şantaj gibi ilerlerken, metin giderek psikolojik bir gerilime dönüşüyor. Irene her karşılaşmada biraz daha çözülür. Parayla susturulmaya çalışılan bu tehdit, zamanla onun hayatının merkezine yerleşiyor. Evinde, sokakta, aynaya baktığında bile korku peşini bırakmaz. Zweig, olayları büyütmeden ama adım adım ilerleterek, bir kadının zihninde korkunun nasıl kök saldığını ustalıkla gösterir. Okur, Irene’in yaşadığı gerilimi sadece dış olaylarla değil, iç hesaplaşmalarıyla da takip eder. Hikâyenin bence en çarpıcı yönü, korkunun gerçekliğinden daha çok onun etkisidir. Şantajcının varlığı kadar, Irene’in yakalanma ihtimaliyle kurduğu hayaller ve senaryolar da onu tüketir. Sonlara doğru ortaya çıkan gerçek ise, korkunun bazen somut bir düşmandan değil, insanın kendi vicdanından beslendiğini açıkça gösterir. Korku, büyük olaylardan çok küçük anların yarattığı sarsıntılarla ilerleyen, kısa ama yoğun bir anlatı. Zweig bu eserde, suçun değil, suçluluk duygusunun insanı nasıl esir aldığını çarpıcı bir sadelikle anlatıyor. Keyifli okumalar.. “İnsan bazen gerçeğin kendisinden değil, onun olasılığından korkar.”
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,7bin okunma
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
“Kendimizle yüzleşmeye cesaret edemediğimiz sürece, içimizdeki şeytan hep kazanır.” İçimizdeki Şeytan”, insanın en çok kendine yenildiği anları anlatan bir roman. Ömer’in kararsızlığı, korkaklığı ve sorumluluktan kaçışı; Macide’nin ise sabrı, vicdanı ve ayakta kalma çabası sayfalar boyunca iç içe ilerliyor. Sabahattin Ali, insanın hatalarını başkalarına ya da koşullara yüklemesini değil, kendi içindeki zayıflıklarla yüzleşememesini sorgulatıyor. Roman, umutlu bir kavuşmayla değil; farkına varılan bir yalnızlıkla bitiyor. Okurken insanın canını acıtan ama “ben olsam ne yapardım?” diye düşündüren, çok gerçek ve çok insani bir hikâye. Bu kitap aslında insanın en kolay kaçtığı yerin kendi vicdanı olduğunu sessiz ama çok güçlü bir şekilde hatırlatıyor. Keyifli okumalar ..
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,6bin okunma
5/10
·198 syf.··
2025 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 20:50
Gerçekten o kadar övüldü o kadar övüldüki çok heyecanla okumayı bekledim ve nitekim okudum da övüldüğü kadar var mıydı? Bence yokmuş çok üzüldüm. Kitaba gelir isek ; İlk on sayfaya şöyle insanın zaman veresi geliyor hani giriştir tamam ha başladı ha başlayacak,yok ! Tamam biraz daha okuyum geldim yüze hala yok yazar neyi hedeflemiş ne demek istemiş verdiği mesaj ne anlayamadan kitap bitti zaten . Kitap tamamen on altı yaşında bir ergenin bütün içsel düşüncelerini -zırvalamalarını..-anlatıyor . Sürekli sivilcesini sıkan arkadaş,tras makinesini temizlemeyen arkadaş ..... Zamanını boşa harcamak isteyen var ise buyursun okusun zamanının kıymetini bilen varsa okumaya değer nice kitaplar var onları okusun derim ,bol bol anlamlı okumalar dilerim efenim :)
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma