Hatice

Hatice
@Sunstone
Yazar, çizer ,okur, gezer
Öğretmen
Hacettepe Üniversitesi
21 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Yaprak Dökümü Üzerine...
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 23:51
Zamanın , ekonomik şartların getirisi ne olursa olsun; dik duruşunu , ahlaki değerlerini korumaya çalışan zavallı bir babanın hikayesiydi okuduğum kitap. Bitirdikten sonra şöyle bir dönüp ilk sayfalara bakınca Ali Rıza Beye demek isteyeceğim tek cümle şu oldu: " Büyük konuşma Ali Rıza Bey, kimseyi kınama." İstifa etmesiyle birlikte Ali Rıza Bey baba olarak bütün saygınlığını da feda edeceğini nereden bilebilirdi ki? Evlatlarının gerçek yüzünün bu denli karanlık olduğunu nasıl bilebilirdi? Öncesinde bildiği tek şey Ferhunde'nin yanlış insan olduğuydu. Ama onun "hayır" cevapları ev içinde o kadar baskı altına alındı ki artık her şeye "evet" demek, ailesinin uçuruma yuvarlanışına seyirci kalmak durumunda kaldı. Bunda şüphesiz suçun en büyük sahibi eşi, hayat yoldaşı olan Hayriye Hanımın bir kez bile kocasının arkasında durmayışıydı. Çocuklarının birer yaprak dökümü gibi dağılmasını izlerken Ali Rıza Bey'in ruhunun , özü kurumaya yüz tutmuş bir çınar ağacı gibi yok oluşunu izledik. Ve bu koca çınarın ruhunu , değerlerini ne yazık ki hastalığına ve hayat şartlarına feda edişini... İnsanların hangi dönemde olursa olsun gösterişin , şarafatın, zenginliğin peşinde koşmaları ne acı. Ve Ali Rıza bey gibi dürüst insanların yok oluşu...
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636bin okunma
Reklam
Yeraltında Yaşayanlara Selam Olsun
9/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 21:05
Nasıl bitirdiğinizi anlamayacağınız bir kitap... Sanki aramızda yaşayan birinin gizli defterini almışız da okuyormuşuz gibi bir hissiyat veriyor. İçeriğe gelince; ilk bölümün oldukça felsefik ve soyut olduğu söylenebilir. Kitabı okumadan evvel "Bu bölümlerden sıkılır mıyım? Yarım bırakır mıyım?" diye düşünebilirsiniz lakin fark etmeden kendinizi kitaba kaptıracağınıza eminim. İkinci bölümde karakterin yeraltı dediği iç dünyasındaki yalnızlığını, toplum içindeki dışlanmışlığını özümsediğimiz satırları okuyoruz. Yeraltında yaşıyor, ancak çevresindeki insanlara dürüstçe kendini ifade ediyor karakterimiz. Bir yandan da inkâr ediyor ki 'canlı hayatı' yaşayan insanlardan biri olsun. Sonuçta , Liza'nın hayatına girmesi ile aslında 'canlı hayatı' değil kendine ait yeraltını sevdiğini orada mutlu olduğunu hissediyor. Karakterin fikir ve davranışlarında yaşadığı çelişkileri , sanki kimsenin görmeyeceği bir deftere yazar gibi yazması içten ve samimi bir anlatım sunuyor. Çünkü kimse kendine tam anlamıyla inandığı yalanlar söyleyemez.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Ve İvan İlyiç güzel yaşamının en iyi anlarını seçip ayırmaya başladı zihninde. Fakat -tuhaftır- bir zamanlar çok güzel bulduğu anların hiçbiri artık öyle gelmiyordu. Çocukluğuna dair ilk anları dışında hiçbiri. Çocukluğunda, şu anda yeniden yaşayacak olsa yine güzel bulacağı gerçekten hoş şeyler vardı. Ama o hoşluğu yaşamış adam artık yoktu: Bütün bunlar bir başkasının anılarıydı sanki. Sonucunda şimdiki kendisini var edecek, bugünkü İvan İlyiç'i oluşturacak şey başladığı anda, bir zamanlar onu çok mutlu eden, güzel diye nitelendirdiği her şey toz gibi dağılıp gidiyor, hiçe dönüşüyor, hatta çoğunlukla bayağılaşıyordu.
Sayfa 70 - İş bankası·Kitabı okudu
"Ölüm! Evet, ölüm! Hiçbiri bilmiyor, bilmek de istemiyor, acımıyor bile. Vur patlasın çal oynasın! .... Umurlarında değil, oysa onlar da ölecek. Ne aptalca. Önce ben öleceğim, onlar daha sonra, ama onların da başına aynı şey gelecek. Oysa onlar gülüp eğleniyor. Aşağılık yaratıklar!"
Sayfa 46 - İş Bankası, İvan ilyiç·Kitabı okudu
Hayatın Sonu Hiç Bilemeyeceğim Kadar Yakın
9/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 13:30
Her şeyi tam anlamıyla doğru yaşamak , düzenin bir parçası olmak kaçınılmaz olan ölümün gelmeyeceğine mi işaret gerçekten? Tüm hayatın boyunca mutlu bir yaşam sürmek ve sonucunda nihai olarak ölüm... Sen hayatının son demlerindeyken hiç ölmeyecek gibi yaşayan insanları izlemek, acınmayı istemek ve yakınlarının yaşam dolu oluşundan nefret etmek... Ne kadar kaçmaya çalışsan da ölümün aslında insanın kendi sonuna bir kavuşma olması... Bu kitap beni çok etkiledi, çok düşündürdü. Hatta bu kitabı daha çok düşündükçe daha çok sorgulamalar yaparım gibi geliyor. Hepimiz hayatımızda her şeyi tam manasıyla doğru ve zamanında yapmaya çalışıyoruz. Toplum da, bu hayat denen makinanın dişlilerinin sorunsuz ilerlemesi için neler yaptığımızı ve ne zaman yapmamız gerektiğini sorguluyor aslında. Sonunda her şeyi yapsak bile bir hastalık giriyor hayatımıza. Ve bu hastalık belki bizi herkese yük olacak acınası bir varlığa dönüştürüyor. Kendime şunu soruyorum; Yaşarken ölümü ne kadar düşünüyorum ve bu gerçekliğe ne kadar hazırım? İsteğim; gerçekten zamanı geldiğinde ölümü huzurla karşılamak... Bir aydınlığa koşar gibi...
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202260,9bin okunma