Ve İvan İlyiç güzel yaşamının en iyi anlarını seçip ayırmaya başladı zihninde. Fakat -tuhaftır- bir zamanlar çok güzel bulduğu anların hiçbiri artık öyle gelmiyordu. Çocukluğuna dair ilk anları dışında hiçbiri. Çocukluğunda, şu anda yeniden yaşayacak olsa yine güzel bulacağı gerçekten hoş şeyler vardı. Ama o hoşluğu yaşamış adam artık yoktu: Bütün bunlar bir başkasının anılarıydı sanki.
Sonucunda şimdiki kendisini var edecek, bugünkü İvan İlyiç'i oluşturacak şey başladığı anda, bir zamanlar onu çok mutlu eden, güzel diye nitelendirdiği her şey toz gibi dağılıp gidiyor, hiçe dönüşüyor, hatta çoğunlukla bayağılaşıyordu.
"Ölüm! Evet, ölüm! Hiçbiri bilmiyor, bilmek de istemiyor, acımıyor bile. Vur patlasın çal oynasın! ....
Umurlarında değil, oysa onlar da ölecek. Ne aptalca. Önce ben öleceğim, onlar daha sonra, ama onların da başına aynı şey gelecek. Oysa onlar gülüp eğleniyor. Aşağılık yaratıklar!"
Her şeyi tam anlamıyla doğru yaşamak , düzenin bir parçası olmak kaçınılmaz olan ölümün gelmeyeceğine mi işaret gerçekten? Tüm hayatın boyunca mutlu bir yaşam sürmek ve sonucunda nihai olarak ölüm... Sen hayatının son demlerindeyken hiç ölmeyecek gibi yaşayan insanları izlemek, acınmayı istemek ve yakınlarının yaşam dolu oluşundan nefret etmek...
Ne kadar kaçmaya çalışsan da ölümün aslında insanın kendi sonuna bir kavuşma olması...
Bu kitap beni çok etkiledi, çok düşündürdü. Hatta bu kitabı daha çok düşündükçe daha çok sorgulamalar yaparım gibi geliyor.
Hepimiz hayatımızda her şeyi tam manasıyla doğru ve zamanında yapmaya çalışıyoruz. Toplum da, bu hayat denen makinanın dişlilerinin sorunsuz ilerlemesi için neler yaptığımızı ve ne zaman yapmamız gerektiğini sorguluyor aslında. Sonunda her şeyi yapsak bile bir hastalık giriyor hayatımıza. Ve bu hastalık belki bizi herkese yük olacak acınası bir varlığa dönüştürüyor.
Kendime şunu soruyorum; Yaşarken ölümü ne kadar düşünüyorum ve bu gerçekliğe ne kadar hazırım?
İsteğim; gerçekten zamanı geldiğinde ölümü huzurla karşılamak... Bir aydınlığa koşar gibi...
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202260,9bin okunma
Şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulurlar,
Ölümleri olur zaferleri,
Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.
En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir,
Aynı tat isteği, iştahı köreltir.
Onun için ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin,
Hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır.
Sayfa 62 - İş bankası yayınları , Rahip Lawrence·Kitabı okudu