Türkiye’de Kürtler, kamu özgürlüklerinden ve eşitlik ilkesinden ancak ulusal benliklerini, yani öz benliklerini, kişiliklerini reddettikleri sürece yararlanabilirler. Özbenliğini, yani Kürt benliğini inkar eden, Türkleşen “türküm, mutluyum“ diyen bir kişi her şey olabilir; iş, kapıcı, milletvekili, öğrenci, sporcu, kaymakam, vali, yargıç, işadamı, asker, öğretmen, bakan, profesör… Her şey. Fakat Kürt kalarak, Kürt ulusal haklarını savunarak hiçbir şey olamaz. Böyle bir kişinin Türkiye’de olabileceği tek şey vardır: sanık olmak, mahkum olmak.