“Mükemmelin iyiyi öldürmesine izin verme!”
En az 200 bin senedir var olan bir rutinimiz var: Önce düşün, sonra yap. Etrafımızdaki insanlara baktığımızda; az düşünüp hemen faaliyete geçenlerin, hemen denemeye başlayanların genellikle daha başarılı olduğunu, daha hızlı mesafe aldıklarını fark ederiz. Çünkü tabiatın da temel usulü deneme-yanılma yöntemidir.
Eğitim sistemimiz, bilgi biriktirmeye dayanır fakat aslında daha fazla bilgi aldıkça aklımız daha fazla karışır ve içimizde var olan bilgelik içgörüsünü kaybederiz. Kendi benliğinizin gerçeğini sormayı öğrenin. Kendi varlığınızın kapısını çalmayı öğrenin. Buna sezgi, yaratıcılık, kehanet, görüş denir. Bu yüzden bilgeler, manzaraya değil kehanete odaklanırlar. Kehanet, sınırsız benliktir.