Hanzade sayın

babil'de aksam
Yaz sıcağından serin bir Babil limanina sıgınmısız.. Ahmet, Nilgun, Yusuf, bir de ben..demleniyoruz, rahat yastiklı bir sedirde, cokca susarak..hani icimizde tutamaz olusumuzdan, dudak arasından kacan ücbes yarayı saymazsak.. bosluga dogru üflüyor Nilgün icini, yaz sıcağında kış bugusu süzülüyor agzından..oyle yangin yeri demek ici.. "değişiyor düşlerde, en eski nesnenin anısı, acıyla birlesince..Çünkü, eritiyor artik, kopusun serin anlamı..düpedüz bir çizgi koyuyor, hayatla ölüm arasına..Sümbül bir tire.." (1) devam edecek gibi soluklanıyor, sonra bir dikiste boşaltıyor bardağını..ahmet once Nilgün'e kaldırıp ince belliyi, sonra hakkını veriyor masanın, irice bir yudum kayıyor adem elmasini oynatarak..yutkunuyor bir kez daha sonra.. "hersey, bütün hayat, ölü bir dalga gibi ayaklarımızın ucunda kırılıyor..oysa seyyah, heryerde olabilecegi icin, hicbiryerde degildir.."..diyor.. yusuf, yakmadığı sigaradan bir nefes cekiyor bu söz üzerine..öyle keyifle kapatıyor ki gozlerini aynı anda, yemin edebiliriz ücümüz de, ucunda bir alaz gördüğümüze..catallanmıs sesi dolduruyor mekanı "agac dalındaki govdeden ayrılma egilimini fark ettiniz mi bilmem? Hep öteye öteye uzar..govdenin topraga kök salmış rahatlıgından bir kaçıstır bu..özgürlüğe susamışlıktır.."..(3) susuyoruz..sessizlik uzuyor, uzuyor, uzuyor..gunesi kaplayip, geceyi ısmarliyor. parmaklarima bakiyorum, kızıl siyah izler var..tereddutle sesliyorum, kendi sesim en cok kendime yabancı.. "Dikenin meyvesini koruma güdüsünden, daha büyüktü bogurtlenlere olan onulmaz askım..ellerim kan kırmızı, lezzetiyle esrik başım..bu yüzdendir ki hala, ne zaman , kimde bir diken gorsem; ardinda böğürtlen bulma umuduyla ruhuma batırırım"...(4) Nilgün başını salliyor usul usul, Ahmet sırtımı sıvazliyor başını cevirmeden,
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Hanzade sayın

, bir kitabı okumaya başladı
Gerhart Hauptmann
7.4/10 · 42 okunma
10/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
Egonuzu ve toplumsal/kulturel hafızanızın taraflı kodlamalarını bir kenara bırakabilirseniz, keyifle okunacak essiz bir kitap.. Ama tabii kolay bir farkindalik seviyesi degil bu.. Dürüstlükler icinde en zoru, kendine dürüst olmaktır çünkü.. *** --Meraklisina spoiler --- milyonlarca yıl boyunca insanlar küçük hayvanlar avladılar, ne buldularsa onu yediler ve aynı şekilde büyük avcılar tarafından avlandılar. ancak 400 bin yıl önce çeşitli insan türleri büyük av hayvanlarını avlamaya başladı ve ancak 100 bin yıl önce homo sapiens'in ortaya çıkışıyla insan besin zincirinde yukarı zıpladı. orta sıralardan yukarı doğru atılan bu büyük adımın çok önemli sonuçları oldu. piramidin tepesindeki aslan ve köpekbalığı gibi diğer hayvanlar, bu pozisyona kademeli olarak milyonlarca yıl içinde yükselmişti. bu da, ekosistemin çeşitli kontrol ve denge mekanizmaları üreterek, aslanların ve köpekbalıklarının ortalıkta terör estirmelerini engelledi. aslanlar daha ölümcül oldukça ceylanlar da daha hızlı koşmaya, sırtlanlar daha iyi iş birliği yapmaya, gergedanlar daha saldırgan olmaya başladı. buna karşın, insan tepeye o kadar hızlı çıktı ki, ekosistemin gerekli ayarlamaları yapacak vakti olmadı, ve buna ek olarak insanlar da bu değişime ayak uyduramadı. gezegendeki büyük avcıların çoğu muhteşem yaratıkar; milyonlarca yıl süren hakimiyeteri sayesinde kendilerine olağanüstü derecede güveniyorlar. sapiens ise adeta bir muz cumhuriyetinin diktatörü gibi. daha yakın zamana kadar savandaki orta hâlli yaratıklar olduğumuz için hâlâ korku ve endişe doluyuz, ve bu da bizi fazlasıyla zalim ve tehlikeli kılıyor. ölümcül savaşlardan çevre felaketlerine pek çok tarihsel kötülük, bu çok hızlı gerçekleşen sıçramadan kaynaklanıyor. Sapiens neden bu kadar "yıkıcı" oldugumuzu anlatan bir basucu
Programlama
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,6bin okunma

Hanzade sayın

, bir kitap okudu
10/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
Yuval Noah Harari
8.7/10 · 42,6bin okunma