Tahmini Okuma Süresi:
14 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
496
Basım Tarihi:
Kasım 2014
Yayınevi:
Altın Bilek Yayınları
Orijinal Adı:
Atlantis
ISBN:
9786055831769
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2023 80. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2023 00:15
Alt yapısında şüphe ve bilinmezliğin verdiği gerginlik olan kurgu, Nobel ve Goethe Edebiyat Ödülü, Almanya Onur Nişanı ve diğer layık görülen tüm ödülleri sonuna kadar hak eden #atlantis kitabını "okudumbitti Olaylar örgüsü belli bir çerçevede sırasıyla ilerlerken edebi betimlemeler dozunda ve karakterlerin diyalogları olaylarla uyumlu ve en ufak detay bile sonuçsuz bir şekilde askıda kalmamış. Doğalcılığı savunan yazar, döneminin yönetim sisteminde de aktif olmuş. Sistem ve toplum arasındaki olumsuzluklara karşı düşüncelerini karakterlerine yüklediği kimlik üzerinden yansıtmış. 1900'lü yıllarda toplumu alt tabaka, üst tabaka diye sınıflandırarak, o dönemin sosyolojik dengesizliğinde insanların olduğundan farklı bir kimliğe büründüğü ve ağır olan yaşam koşullarında tutarsız davranışları nasıl karşılandığı psikolojik açıdan mükemmel anlatılmış. Cinsiyet ayırımcılığı, kaynaklara ve fırsatlara ulaşmada eşitsizlik, şiddet, temel hizmetlerden yararlanmada yetersizlik, ötekileştirilen insanların trajedi paragraflarını, o günden günümüze değin bu konuda pek birşeylerin değişmediğini üzülerek okudum. Tüm bunlar; Doktor Frederick von Kammacher'in ailesini geride bırakıp gemi seyahatiyle "nitelikli göçmenler ülkesi" Amerika'ya yolculuğu, ocak kısmında görevli birinin öldürülmesi, batık bir gemiye çarpma sonucunda olan kazadan kurtulanlar arasında Dr'nin de olması ve Kayıp Atlantis'in peşine düşmesi kurgusuyla biz okurlara keyifli bir eser sunmuş. Yazarın ilk kez bir eserini okudum, kalemiyle tanışmanız tavsiyemdir.
AtlantisGerhart Hauptmann · Kanon Kitap · 202142 okunma
10/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2023 194. kitabı
Kuzey Almanya gemicilik şirketinin eski gemilerinden biri olan Roland gemisi, 1892’de Bremen’den New York’a doğru yola çıkar. Doktor Frederick von Kammacher ise; son anda dahil olduğu Amerika
AtlantisGerhart Hauptmann · Kanon Kitap · 202142 okunma
Puan vermedi·444 syf.··
2023 76. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2023 14:00
Almanya'dan Amerika'ya atlantik okyanusunda Roland gemisiyle göç ediyor Dr. Frederick Von Kammacher. Roland ihtişamlı bir gemi gibi görünür. Ancak okyanusun ortasında arıza vermesiyle nasıl göz boyadığı fark ettirir. Aynı zamanda gemide bulunan yolcular arasında bir ocakçının ölümüyle sınıf farklılıkları, hastalıklar ve cinsiyet ayrımcılıkları ortaya çıkmaktadır. Dr. Kammacher tüm bunlara tanıklık ederken Roland, daha önce batmış olan bir gemiye çarpması ile gerilim dolu fırtınalı anlar yaşanmaktadır. Yaşam mücadelesini veren yolcuların korkuları yıllar geçse de unutulmayacak.  Başta Dr. Kammacher ve birkaç kişi daha kurtulurken, kurtulanların da yakınlarıyla birlikte okyanus mezar oluyor, yüzlerce kişiye.  Dr. Kammacher, onunla birlikte kurtulan ve reşit olmayan Ingigerd Hahlström'ı korumayı üstlemektedir. Onu korumaya çalışırken kızın dansçı olması ile başı dertten kurtulmaz. Doktorun trajikomidi hayatı da unutulmaz. Tanıştığı Bayan Burns ile dertleşerek kendini  unutmaya çalışmaktadır.  Ayrıca geleceği onunla adımlamanın hayalini kuruyor. Dr. Frederick Von Kammacher mutlu sona erecek mi? Yoksa Atlantis'in korkulu rüyasıyla yaşamı kötüye mi gidecek? Nobel Edebiyat Ödülü,  Goethe Edebiyat Ödülü ve daha pek çok ödüle sahip Gerhart Hauptmann bu kitabı harika bir şekilde kurgulanmıştır. İlk kez okuyorum ve çok beğendim.  Tavsiye edilir bir eser.
AtlantisGerhart Hauptmann · Kanon Kitap · 202142 okunma

Yazar Hakkında

Gerhart HauptmannYazar · 12 kitap
Gerhart Johann Robert Hauptmann, Alman dramatist ve oyun yazarı olup, natüralizm akımının en önemli Alman temsilcisi olarak bilinir. Ancak çalışmalarında başka tarzlarla da bütünleşmiştir. 1912 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. Gerhart Hauptmann, 15 Kasım 1862'de Aşağı Silezya'nın Obersalzbrunn şehrinde doğdu. Ebeveynleri, yörede bir otel işleten Robert ve Marie (Straehler) Hauptmann çiftidir. Hauptmann'ın kendisinden büyük üç kardeşi vardı: Georg (1853–1899), Johanna (1856–1943) ve Carl (1858–1921). Genç Hauptmann, çevresinde masalcı olarak tanınıyordu. 1868'de köy okuluna başladı. 10 Nisan 1874'te Breslau'da, ön yeterlilik sınavını geçerek liseye kaydoldu. Hauptmann, büyükşehirde karşılaştığı yeni çevreye alışmakta zorluk çekti. Bir papazın yanında kalmadan önce, ağabeyi Carl ile birlikte oldukça kötü şartlara sahip bir öğrenci pansiyonunda yaşadı. Bunun yanı sıra okul da ona çeşitli zorluklar çıkardı. En çok rahatsız olduğu şey, öğretmenlerinin kendisine karşı sert, soylu ailelerin çocuklarına ise daha iyi davranmalarıydı. Bu durum nedeniyle derslere isteksiz katıldı ve sık sık hastalandı. Sonuç olarak ilk yılını tekrar etmek zorunda kaldı. Hauptmann, 1878 baharında amcası Gustav Schubert'in Udanin'deki çiftliğinde tarım eğitimi almak üzere okuldan ayrıldı. Ancak bir buçuk yıl sonra bu öğrenimini tamamlamak zorunda kaldı. Fiziksel olarak yetersizdi ve onu yaklaşık 20 yıl boyunca ölümle burun buruna getirecek bir akciğer hastalığına yakalanmıştı. 1880 yılında Breslau Sanat Enstitüsü’nde heykeltıraşlık eğitimi almaya başladı. 1883 yılında heykeltıraş olarak Roma’ya yerleşti. İki yıl sonra, zengin bir iş adamının kızı olan Marie Thielmann ile evlendi ve çiftin üç çocuğu oldu. Berlin yakınlarındaki Erkner semtine yerleştiler. Hauptmann burada, natüralist düşünceye sahip şairlerin derneği olan “Durch” ile iletişime geçti. 1889 yılında “Freie Bühne” (Serbest Sahne) adlı derneği kurdu ve birçok eseri burada sahnelendi. “Vor Sonnenaufgang” (Güneşin Doğuşu) adlı ilk yapıtının prömiyeri bu sahnede yapıldı. Böylece modern çağın dramasının önde gelen temsilcilerinden biri haline geldi. Gerhart Hauptmann, 1904 yılında eşinden boşandıktan sonra müzisyen öğrencisi Margarete Marschalke ile evlendi. Bu evlilikten bir oğlu dünyaya geldi. “Die Ratten” (Fareler) adlı yapıtının prömiyeri 1911 yılında Berlin’de bulunan Lessing Tiyatrosu'nda sahnelendi. Birçok ödüle layık görülen Hauptmann, 1918 yılında Almanya Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde de aktif rol aldı. Nasyonal Sosyalizm'e (Nazizm) karşı açık bir beyanatta bulunmayan Hauptmann, 1933 yılında kamu hayatından çekildi. 6 Haziran 1946’da, 84 yaşında Agnetendorf’ta hayatını kaybetti. Yahudilere uygulanan zulmü anlatan “Die Finsternisse” (Karanlıklar) adlı öyküsü, ölümünden sonra yayımlandı. Türkçeye çevrilmiş en bilinen eseri Dokumacılar’dır