Üzerinde dolaşan kedileri tanımadığı hiçbir dam, meyvelerinin tadına bakmadığı hiçbir bahçe, tırmanıp tepesinde kendisine düşlerden yeşil bir yuva kurmadığı hiçbir ağaç yoktu. Bu dünya parçası hep onun olmuş, bu dünyayla alabildiğine bir mahremiyet havası içinde yaşamış, bu dünyayı sevmişti; buradaki her fidan, her bahçe çiti onun için bir önem ve anlam taşımış, bir öyküyle donatılmıştı; burada yağan her yağmur, düşen her kar ona bir şeyler söylemiş, burada hava ve toprak düşlerinde ve isteklerinde yaşamış, hepsinin konuşmalarına karşılık vermiş, hepsinin hayatını paylaşmıştı. Ve bugün bile, diye geçirdi içinden Knulp, belki bütün çevrede hiçbir ev, hiçbir bahçe sahibi yoktu ki; bütün bunlara kendisinden daha çok sahip çıkmış, kendisinden daha çok değer vermiş, bütün bunlar kendisine daha çok şey söylemiş, daha çok cevap vermiş, kendisinde daha çok anı uyandırmış olsun.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sonra, yanımda biriyle kuru otlar içine uzanıp yatmak, gecenin ve uykunun yolunu gözleyip gökte ilk yıldızların doğuşunu izlemek güzeldi, huzur veriyordu bana.
Çokluk böyle davranırdı zaten; durup dururken felsefe yapmaya başlar, ortaya birtakım kurallar koyar, bunların lehinde ve aleyhinde konuşur, bakarsın ansızın yine susardı.
"Düşünmelerin, kafa yormaların hiçbir anlamı yok," diye başladı konuşmaya. "Çünkü düşündüğü gibi davranmıyor kimse, attığı her adımı aslında hiç düşünüp taşınmadan, o anda canı nasıl istiyorsa öyle atıyor."
İnsanlar arasındaki ilişkilerde saklı acıyı henüz tatmamış, kendilerini birbirine bağlayan bağ ne kadar sıkı olursa olsun; iki insan arasında her zaman bir uçurumun var olduğunu, bunu ancak sevginin; o da zaman zaman oluşturacağı geçici bir köprüyle aşabileceğini henüz yaşamamıştım.