"... Ve sonra, öyle olur ki, yükseklerde tam bir özgürlük içinde süzülen güzel bir kuş görür, en güzel, en sevimli şey bu kuştur; derim.
...ya da her şeyin parıldadığı ama göz kamaştırmadığı, bir şeyin işte öylesine şen ve masum göründüğü bir akşamüzeri gökyüzündeki bulutlara vurmuş güneş ışığından daha harikulade bir şey olamaz, diye geçiririm içimden."
"Çok haklısın, Knulp. Her şey güzeldir kısaca, yeter ki uygun saati yakalayıp bakalım ona."
"Evet. Ama benim daha başka şeyler de geçiyor kafamdan. Benim düşünceme göre, en güzel şey öyledir ki; bizde, hazdan ayrı hüzün de hatta korku da uyandırır.
... Oysa yıkılıp gidecek (her şey gibi), her zaman aynı kalmayacak bir şeye baktım mı, haz duyduğum gibi acıma da hissederim."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İpi boynuna geçirdi; düzeltti. Tam o sıra dışarıdan birkaç arabanın korna seslerini duydu; başka araçlar da katıldılar buna; kornalar, tren düdükleri, fabrika düdükleri arasız kesintisiz ötmeye başladılar. Neydi bu? Kulakları mı uğulduyordu? Yoksa dışarısının, başkalarının bir çağrısı mıydı? Yüzünü buruşturdu. Sağdı daha, her şey elindeydi. İpi boynundan çıkarabilir, bir süre daha bekleyebilir, kaçabilir, karakola gidebilir, konağı yakabilirdi.
...
Ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak? Yoksa bilinçsiz canlı etin, ölüme kendiliğinden bir tepkisi miydi bu?