Şüheda Uçar

Şüheda Uçar
@Susufly
An'ı kaydeden, Melankomik bir kişilik.
free spirit
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
İstanbul
Venüs, 19 Ekim
96 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Düşün, kurgula ve uç artık.
"Bu dünyada bizi özgürlüğe yaklaştıran tek bir şey varsa o da zihinsel çalışmalardır."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oysa her şey geçicidir, varoluş sonlanır ve herkes biraz göçebedir aslında.
Yersiz yurtsuz göçebe biri; kaba ya da ince, maharet sahibi ya da beceriksiz, yürekli ya da ürkek biri olabilir; ama her zaman bir çocuk kalbi taşır sinesinde, her zaman dünyanın yaratıldığı ilk günde, her türlü tarihin öncesinde yaşar, her zaman yalın bir nitelik taşıyan az sayıda içgüdünün kılavuzluğunda sürdürür yaşamını. Hayatın tümüyle ne çok kırılgan ve geçici olduğuna, ve tüm canlıların kendilerindeki o birazcık sıcak kanı dünyanın buzsu mekânları içinden nasıl bir sefalet ve korkuyla taşıyıp götürdüklerine, varlığının derinliklerinde aşinadır. Ya da göçebe biri sadece çocuksu ve açgözlü bir davranışla zavallı midesinin buyruklarını yerine getirir. Her iki durumda da, ondan nefret eden, onu horlayan ve ondan korkan mülk sahiplerinin ve yerleşik düzende yaşayanların karşısında yer alır, onların azılı düşmanıdır; çünkü söz konusu kişiler tüm varoluşun geçiciliğinin, tüm yaşamın sürekli sararıp soluşunun, çevremizdeki tüm evreni dolduran o buzsu soğukluğuyla amansız ölümün kendilerine anımsatılmasını istemezler.
Belki de tek sebep, varolmak istememektir.
"Yaşamaya karşı pek fazla bir istek duymuyorum artık. Ansızın miskin, mıymıntı biri olup çıktım."
Tanrı ile son konuşma ve yaşama veda. (tanıdık sesler ile)
"Yani artık sızlanıp yakınmalara paydos mu?" diye sordu Tanrının sesi. "Paydos," diyerek başıyla onayladı Knulp, mahcup bir edayla güldü. "Ve her şey iyi mi artık? Her şey olması gerektiği gibi mi? "Evet," diyerek başını salladı Knulp. "Her şey olması gerektiği gibi." Derken Tanrının sesi hafifledi ve çok geçmeden bazen annesinin, bazen Henriette'nin sesi, bazen de Lisabeth'in tatlı ve yumuşak sesi gibi yankılanmaya başladı.
Her insanda farklı duygulara dökülüş için mi geldik bu göçebe yaşama?
Ama Tanrı onun daha fazla konuşmasına fırsat vermedi. Işıl ışıl gözlerini Knulp'a dikip, "Yeter artık!" dedi. "Lisabeth'e çok acı çektirdin, bu böyle. Ama pek iyi biliyorsun ki o; kötülükten çok, sevgi ve yakınlık gördü senden, sana bir an bile kızıp darılayım demedi. Hâlâ bütün bunların ne anlama geldiğini görmüyor musun, koca çocuk? Her gittiğin yere biraz çocuk sersemliği ve çocuk gülüşü taşıyıp götürmen için haylaz ve göçebe biri olman gerektiğini anlamadın mı daha? Dört bir tarafta insanlar seni biraz sevsinler, sana biraz takılsınlar, sana biraz minnettarlık duysunlar diye?"