Suzan gündüz

Suzan gündüz
@Suzi0717
emekli
ilköğretim
istanbul
Tokat
500 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı

Suzan gündüz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.··
2021 64. kitabı
Aziz Nesin
8.6/10 · 20,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·352 syf.··
2021 63. kitabı
#okudumbitti #WulfDorn #Fobi #346sayfa #MayısAyı5ciKitap Selam canlar. Bu kitapla birlikte yeni bir kalemi daha tanımış oldum. Ve ben yazarın kalemini çok sevdim. Sanırım bunda yazarın psikiyatrist olması ve bunu kitaba çok güzel yansıtması en önemli etkenlerden biri. Kitap kapağına bakınca ürperti duymayan var mı? Sanırım yoktur. Daha çok korku ve gerilim dolu bir kitaba hazır olun mesajı verse de kitabın kapağı bana göre psikoloji daha ağır basmış. Şöyle ki kapak resminin hikayesinin açığa çıktığı noktada tekrar kapağa bakma isteği ve içinizde inanılmaz bir hüzün duymanız garanti. Birde rastlantı mıdır evrenin bana bir mesajı mı hala çözemrdim ama son dönemde okuduğum birçok kitapta hep kanser hastası bir karakter var. Ve bakın buradaki hasta bize nasıl seslenmiş "Ölüme mahkum kişileri nasıl anlar ki onlar! Kendilerinin de doğdukları günden başlayarak ölüme mahkum olduklarını kabul etmezken" Şu cümle benim için o kadar anlamlı ki. Biz kanser hastalarını potansiyel ölü olarak gören büyük bir kesim var. Ve soru şu : öleceğini bilerek yaşamak nasıl bir duygu". İşte benim bu soruya verdiğim cevap şimdi karşıma bu kitapla çıktı. Benim cevabım şu : " bilmem sen söyle öleceğini bilerek yaşamak nasıl bir duygu.. Ee sonuçta sende öleceksin ve bunu biliyorsun". Neyse bu bahis burada kapanır Gelelim kendimi bulduğum diğer cümleye "Gerçek dostluk zaman ve mekan tanımazdı. İnsan yıllar sonra bile son görüşmenin üzerinden bir gün bile geçmediği duygusuna kapılırdı" Evvettt eğer yüreğinizde gerçek anlamda bir dostluk barındırıyorsanız hayat şartları sizi ayrı düşürse de bir gün bir araya geldiğinizde yine ve yeniden kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Ben buna hep inandım. Vee son olarak bir alıntı bırakacağım ama öncesinde o alıntıya dair bir şey söylemek istiyorum.
FobiWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20164,850 okunma
Puan vermedi·552 syf.··
2021 62. kitabı
#okudumbitti #JoseRosriguesDosSantos #TanrınınFormülü #552sayfa #MayısAyı4cükitap Selamlar. Hani ben hep derim ya kitapların zamanı vardır diye. İşte tamda okumam gereken zamanda okuduğum bir kitap Tanrının Formülü. Fazlasıyla karmaşık gelmesine rağmen sevdim ben bu kitabı. Karmaşık gelmesinin sebebi tamamen benimle alakalı. Yani şimdi sen ilkokul mezunu olacaksın ve açıp içinde yok yok olan ( fizik, atom fiziği, matematik ki çok severim kendisini, din ve felsefe) bir kitabı okuyacaksın. Haliyle beyninin yanması gayet normal. Ancak şimdiye kadar okuduğum ve beni bir nebze de olsa geliştirdiğini düşündüğüm kitaplar sayesinde aslında kitabın özünü anladım diyebilirim. Yani şu corona günleri de sanki kitabı doğrular nitelikte. Şöyle ki eğer meşhur bilimadamımızın (Einstein) iddaa ettiği formülde olduğu gibi evren Tanrı ise şuan bize bana yaptığınız herşeyin bedelini ödüyorsunuz diye sesleniyor olabilir. Neyse efendim okuyun kendiniz karar verin. Kitapla ilgili çok şey söyleyemiycem. Zaten kitapta sanırım beni en fazla etkileyen Thomas'ın babasının yaşadığı akciğer kanseri ve onun sonuçları ile ilgili olan bölümler olsa gerek. Eee hep derim bir kitap sizi yaşadıklarınızla örtüştüğünde tam kalbinizden yakalar diye. Çok alıntı olabilecek cümle var ama ben Thomas'ın anne babası ile ilgili çok hoşuma giden bir alıntı bırakacağım sizin için "Kadın ağaç, adam yapraktı. Kadın güneş, adam topraktı. Kadın arı adam polendi, ve onlar ışık ve renk, göl ve nilüfer, kum ve deniz, kuş ve rüzgar gibiydiler" ".....
Tanrı'nın FormülüJose Rodrigues dos Santos · Pegasus Yayınları · 20143,843 okunma
Puan vermedi·170 syf.··
2021 61. kitabı
#okudumbitti #AndrzejZANİEWSKİ #Sıçan #170sayfa #MayısAyı3cükitap Selam canlar. Kitabın ismi insana ne kadar itici geliyor değil mi? Ama bakın yazar bize nasıl seslenmiş "Sevgili okuyucu, unutma ki sıçanın hayatını bu kadar detaylı ve natüralist bir şekilde anlatırken aklımda sen vardın" Genelde fareleri düşündüğümüzde aklımıza ilk bodrum katları, kömürlükler ve kanalizasyon gelir.. Şimdi size fare denilince ilk aklıma gelen grev çadırımız desem şaşırtıcı olur mu? Evet ilk aklıma grev çadırımız geliyor çünkü o dönemde resmen çadırımız fare kaynıyordu. Gece nöbetleri bu bakımdan oldukça sıkıntılı geçmişti.. Oysa ki şu alıntıya dikkat "İnsanların bodrumu terk etmelerini, kapıyı kapatmalarını, ışığı söndürmelerini ve çekip gitmelerini bekliyoruz" Ya bunu okuyunca dedim ki en az bizim onlardan korktuğumuz kadar belki de saha fazla onlarda bizden korkuyor. Ama o zaman henüz sıçan kitabıyla tanışmadığım için bir hayli tedirgin geçmişti 250 günlük grev maratonu. Bu kitabın bana hissettirdiği tam anlamıyla şu oldu. Tüm canlılar (iki ayaklı ya da dört ayaklı olmasının bir önemi yok) hayatta kalmak için savaşmak ve aynı oranda da acımasız olmak zorunda. Acı ama gerçek bu. Biz bir sıçanın nasıl yaşadığına tanıklık ederken aynı zamanda savaş sırasında insanların kendi arasındaki acımasızlığınıda görüyoruz bu kitapta. Ve son alıntı anlatsın bize hayatta nasıl kaldığımızı "Hayat sana korkmayı öğretti. Sen kendi kendine ısırmayı, ısırarak parçalamayı, parçalayarak öldürmeyi öğrendin" Ha bu arada yorum boyunca fare dediğime bakmayın aslında baş karakterimiz bir sıçan. İkisi birbirinden baya farklıymış bunu da öğrenmiş oldum.
SıçanAndrzej Zaniewski · Çoban Yayınları · 20206 okunma