Suzan gündüz

Suzan gündüz
@Suzi0717
emekli
ilköğretim
istanbul
Tokat
500 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı

Suzan gündüz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·608 syf.··
2021 67. kitabı
Hans Fallada
9.1/10 · 601 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·222 syf.··
2021 66. kitabı
#okudumbitti #Muzafferİzgü #İtAdası #229sayfa #MayısAyı8ciKitap Selam canlar. Muzaffer İzgü benim tanışmakta geç kaldığım yazarlardan biri. Daha önce tesadüfen elime geçen Dayak Birincisi isimli öykü kitabıyla tanımıştım yazarı. Bu kitapta yine hediye olarak geldi ve ilk kitabından öylesine keyif almıştım ki hemen okumalıyım dedim. Bu kitabı yorumlamak biraz zor olacak. Zira herkese hitap edebilecek bir eser değil. Bin K uygulamasından kitapla ilgili yorumlara biraz bakayım dedim ama üzülerek söylüyorum ki yalnızca iki inceleme yapılmış. Ve bunlardan biri kitabı çok severek okurken, diğeri kitabı baya bi yermiş. Şimdi sen ne düşünüyorsun diye soracak olursanız ben kitabı severek okuyan taraftayım. Evet bir miktar argo var, evet hacı hoca ( layığıyla yapanlara değil ama bence) adı altında olmadık işler yapanları ironik biçimde yemek var, ailevi ilişkileri sıradışı bir şekilde ele almışlık var vs.. Ama burada da sorulması gereken bence şu değil mi? Yazarın yazdığı şeylerden hangisi toplumda bugün itibariyle hemde bin beter şekilde yaşanmıyor ki? Kitap 1992 ilk basım bir kitap bendeki. Yani yazar taaa o zamandan toplumdaki yozlaşmayı görmüş ve kaleme almışsa ben bunu sadece alkışlarım arkadaş. Abartı var mı evet var, ironi var mı evet var... Ama kitabı okurken bize o kahkaları attıranda işte bu abartı ve ironik olaylar silsilesi. Kitap kapağına dikkat. Sopanın ucundaki yırtık don aslında çok şey ifade ediyor. Ama elbette okuduktan sonra.. "Burnu, başını sudan yeni kaldırmış öküzlerin burnu gibi parlardı"... Evet cümleden de anlaşılacağı üzere Anadolu şivesi ve oraların tabirleri kullanılmış. Çok hoş. " Bin belaya uğrayasıca, yedi döşek yırtasıca".. Gün yüzü görmemiş beddualar belkim bir gün lazım olur Son olarak bu kitabı toplum içinde okumamanızı öneririm. Zira
İt AdasıMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınevi · 199876 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2021 65. kitabı
#okudumbitti #YaşarKemal #ÇakırcalıEfe #181sayfa #MayısAyı7ciKitap Evvett bu ayda bir Yaşar Kemal eseri bitmiş oldu. Bir süre kitap almama kararım sanırım bozulacak çünkü elimde önümüzdeki ay için bir Yaşar Kemal eseri yok.. Neyse bakacağız artık. Çakırcalı Efe okurken insana İnce memed'i anımsatıyor. En azından bana anımsattı. Yaşanan yine zulüm, ağalık düzeninde baskı altındaki köylü, haksızlıklara karşı bir başkaldırı vs... Mekan farklı yaşamlar hemen hemen aynı. İnce Memed'le Çukurova'nın dağlarında gezinip baskılara başkaldırırken, bu kez Çakırcalı ve çetesiyle ege dağları oluyor mesken tuttuğumuz yerler... Ben ustanın kalemini çok seviyorum.. Bu kitabı okurken Çakırcalı için o kadar değişken bir ruh haline bürünüyor ki insan. Bir ara çok seviyorsunuz Çakırcalı Efeyi, bir an yaptıklarını sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Bir insanın 1081 kişiyi öldürdüğünü düşünün. Biran nasıl olabilir diyor değil mi insan? Baskıya karşı zayıfın, haksızlığa karşı haklının, dayak ve işkenceye karşı köylünün ve yoksunluk mücadelesinde yoksulun yanında duruşu ile yine de kendini sevdiren bir Eşkiya.. Peşine düşen takibini yapan kumandanların bile saygısını kazanacak kadar yiğit, mert bir adam. Kitapta beni en çok etkileyen çakırcalının ilk yaralanışında kurtaramadığı Kara Ali oldu. Calla spoi olacak ama napimmm, ipe giderken bile çakırcalıya olan o güveni insanın tüylerini ürpertiyor. Ah be keşke böyle olmasaydı diye diye bitti kitap. Neyse kitaptan şu alıntı ile bitireyim yorumu " Efe ne kadar yiğit olursa olsun, kurşundur sonu"
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2021 64. kitabı
#okudumbitti #AzizNesin #ŞimdikiÇocuklarHarika #214sayfa #MayısAyı6cıKitap Selam canlar. Geleneksel her ay bir Aziz Nesin kitabı okumasına bu ay eşlik eden kitabım Şimdiki çocuklar harika adlı kitap oldu. Aziz Nesin bu kitapta bize ayrılmak zorunda kalan iki okul arkadaşının mektuplaşmaları ile sesleniyor. Zeynep ve Ahmet birbirlerine yazdıkları mektuplarla bizlere öyle anlam dolu hikayeler anlatmış ki. Ben özellikle "Fedakarlık" ve "Vicdan azabı" öykülerinden çok etkilendim. Fedakarlık konusunda daha önce bir kitap gurubunda bir paylaşıma verdiğim cevabın neredeyse aynısını Aziz Nesin üstadın satırlarından okumak beni inanılmaz mutlu etti. " Bir davranış fedakarlık olsun, bunu herkes bilsin, duysun diye yapıldı mı, o davranış fedakarlık olmaktan çıkıyor".. Ünlü bir gazetecinin okullarını ziyereti sonrası bakın Zeynep Ahmet'e yazdığı mektubun sonuna nasıl bir not düşüyor? "Ama bundan sonra, bu türlü nutukları kim söylerse söylesin, bidaha ağlamam".. Şimdi bunu neden söylediğini de anlatır bununla ilgili kendi düşüncelerimi yazardım ama bu yorum bitmez o zaman. Gerçekten enfes bir öykü. Ve ne acıdır ki her dönem için geçerli... "Oğlum, herşeyi yap, yalnız yalan söyleme! Çünkü dünyada ençok doğuran şey yalandır" Vovvv dedim, dünyada en çok doğuran şey yalandır. Nasıl doğru, nasıl anlamlı bir cümle değil mi? Peki biz büyükler bu öğüdü verirken hiç düşünüyor muyuz, çocukları acaba yalan söylemek konusunda biz mi zorluyoruz? Onlara bu öğüdü verirken hiç dönüp kendimize bakıyor muyuz? Ben yalan söylemem cümlesi dünyadaki en büyük yalan bence. Kitabın finali muhteşem. Bu kitabı bir çocuk kitabı gibi görüp okumamak ne büyük bir yanlış olur. Ben ustanın yazdığı her şeyi büyük keyifle ve anlayarak okuma çabasıyla devam edeceğim okumaya. Ki herkes mutlaka kalemiyle tanışmalı
Şimdiki Çocuklar HarikaAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 201920,7bin okunma