Suzan gündüz

Suzan gündüz
@Suzi0717
emekli
ilköğretim
istanbul
Tokat
500 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı

Suzan gündüz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·124 syf.··
2021 49. kitabı
Yaşar Kemal
8.3/10 · 36,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·110 syf.··
2021 48. kitabı
#okudumbitti #JohnSteinbeck #AyBatarken #110sayfa #NisanAyı3cüKitap Selam kitapcanlar. Kitabın adı insana nasılda romaztizmi çağrıştırıyor değil mi? Ay batarken, güneş doğarken, hayat sürüp giderken güzellikler getirir diyedir umudumuz herdaim. Peki Alex Morden için ne ifade ediyor acaba tüm bunlar?.. Hayattan ne bekliyor ne istiyor Alex Morden? "Havada ölüm vardı, öylece süzülüyor, bekliyordu.." Oysa çok şey değildi istedikleri. Birazcık özgürlük... Ne mümkün ama değil mi?? Üstelik işgal edilmiş bir ülkenin vatandaşıysan.. Peki işgalci askerler durumdan çok mu hoşnut. Albay Lanser ve emrindeki askerler ne istiyordu acaba?? Bize teğmen Tonder cevap versin ister misiniz?? "Belki de bizi geri çekip yerimize başkasını yollarlar. Belki bir süreliğine eve gidebiliriz" Jonh Steinbeck savaş ve savaşın sonuçları ile ilgili bize hem işgal altındaki insanların, hem de işgalci askerlerin duygularıyla sesleniyor. Çünkü biliyor ki savaş her iki taraf içinde yıkım demek... Peki savaş yalnızca işgal edilen ve işgal edenler için mi bir yıkımdı. Gelin bir asker sohbetine kulak verelim. Zaten aşağıdaki alıntının üzerine daha da ne denir bilemedim?? "İnsanların ihtiyacı olan yiyeceği köpeklerin yemesine izin verilemezdi" Nokta... Ve son bir söz bay Corelll için.. "Düşman içerde olursa kapı kilit tutmaz" "....
Ay BatarkenJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,354 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2021 47. kitabı
#okudumbitti #JackLondon #YıldızGezgini #339sayfa #NisanAyı2ciKitap Bazen soruluyor ya hani en sevdiğiniz yazar kim diye!!.. Ya da en sevdiğiniz üç kitap... Benim için cevaplanması en zor soru sanırım bunlar. Klasik yazarları arasında (dünya klasikleri, modern klasikler ve Türk klasikleri) ayrım yapmak bu denli zorken, birde klasik olmamış ama olmalı diye düşündüren yazar ve eserler varken birde.. Neyse gelelim Yıldız gezgini kitabımıza. Öncesinde çoklu kişilik bozukluğunun anlatıldığı Billy Milligan'ın zihinleri kitabını bitirmiştim. Ve Yıldız gezgininin başlangıç cümlesiyle şöyle bir tebessümle başladım kitaba "Bütün yaşamım boyunca başka zamanlara ve başka yerlere ilişkin bir farkındalığım olagelmiştir.. İçimdeki öteki kişilerin hep farkındaydım" Şimdi kitap böyle başlayıp arkasındanda şu cümleyle devam edince " Sözüme güven, sen okuyucum olacak kişi, sen de öylesin" Amanınnn Jack London çok sevdiğim bir tarzda yazmış ve okuyucuyu daha ilk cümleden itibaren yakalamayı başarmış dedim.. Sayfalar akıp giderken bu çoklu kişilik hikayesinin bambaşka bir boyutu olduğunu ( hey sakin ol spoi yok burada... Çoklu kişilik bozukluğu değil sorunumuz) anlıyoruz Sayfalar akıp giderken çıktığımız astral seyahatte beni en çok etkileyen Ragnar Lodbrog ve Miryam'la çıktığımız seyahat oldu ben iflah olmaz bir romantiğim " Madde anımsamaz, çünkü bellek ruhtur. Sayısız yeniden doğuşumun anılarından oluşan ruhum ben" Yıldızlar arası bir Seyehat mi yoksa yoksa yeniden doğuş üzerine bir hayal dünyasının can bulması mıdır, yoksa c şıkkı hepsi de diyebileceğimiz bir eser midir bilemem... Ama bildiğim bir şey varsa London yine bizim London ve çürümüş, kokuşmuş ve gaddar hapishane sistemine yaptığı eleştirel gözlemler efsane. Zaten London kendiside efsane ya neyse. Okuyun mutlaka..
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,4bin okunma
Puan vermedi·101 syf.··
2021 46. kitabı
#okudumbitti #ArzuKadumi #ÇalBahtiyar #101sayfa #NisanAyı1ciKitap "Binnaz'ın neşesi, Ferit'in evlendiğini, Ziya'nınsa okumak için İstanbul'a gittiğini öğrenince ayazda kalmış kırmızı çiçekli tilkikuyruğu gibi sönüverdi" Selam kitapcanlar. Alıntımızdan da belli olduğu gibi eğlenceli bir eser yorumuyla geldim. Daha doğrusu yorum değil de kitap eğlenceli demeliyim. Yazarın okuduğum ilk eseri oldu. Dili oldukça yalın ve akıcı olan eserde 21 ayrı öyküye eşlik ediyoruz. Arada bir hüzünlendirse de genel anlamda tebessümle okuyacağınız bir eser. Ben özellikle uzun okumaların arasında öykü kitaplarını okumayı çok seviyorum. Dinlendiren bir yanı var. "Babamı eriğin altındaki kazanda ısıttıkları suyla yıkarlarken taraçada bekledim" Öykülerin en hüzünlüsü. Rahmetli babaannem geldi aklıma. Onuda amcamların bahçede kiraz ağacının altında yıkamışlardı. Ben o görüntüyü hüzünle izlerken öykü kahramanımızın bu görüntüden mutlu olmasına sebep neydi acaba?? "Basma entarisinin içinde kalbi ilk kez titremeden atıyordu. Bir gecede büyüyüvermiş çocuktu annem".. "Altmış dokuz model Persol marka gözlük uğruna teyzem hastanelik oldu, günahsız bir adamın kafasını deldik ve ben işten atılmak üzereyim. Karakol faslını hiç saymıyorum" Bir ihtiyarın gözlüğü, Asma kilit, Asansör ve Tahsin beyin büyük projesi( kupkuru hasta bezleri) en bayılarak okuduğum öyküler oldu. "Gelin teli bağlamadıkları yatır, kapısını çalmadıkları hoca kalmadığı gibi, teyzemin üzerindeki nazarı dağıtmak için iki kez Paşa Camisi'nin avlusunda lokma dağıtmışlardı.." Ay koptum.. Ben bu öyküye bayıldım. ( Kendimi buldum resmen diyeceğimde bizimkiler bunların hiçbirini yapmadı ondan evde kaldım zaar ) " Bir insan hakkında önyargı beslemenin kötü niyet, bunu ifade etmenin ise kabalık olduğunu söyledim. 'Sana katılmıyorum
Çal BahtiyarArzu Kadumi · Şule Yayınları · 201541 okunma