#okudumbitti
#ZamanÇarkıSerisi14.kitapIşığınAnısı
#911sayfa
#RobertJordan&BrandonSanderson
"Işığın Anısı", Robert Jordan’ın bıraktığı efsaneyi Brandon Sanderson’ın ustalıkla tamamladığı, Zaman Çarkı serisinin son halkası. Bu kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey, bir serüvenin sonuna ulaşmanın tatlı hüznüydü. Yıllardır süren bu destansı yolculuk, muazzam bir finalle noktalanıyor. Ama yol boyunca çok şey yaşanıyor ve Sanderson, Jordan’ın mirasına sadık kalarak bizi asla hayal kırıklığına uğratmıyor.
Öncelikle Tarmon Gai’don, yani "Son Savaş"… Bu savaş, 14+1 kitap boyunca bahsedilen, adım adım yaklaşılan büyük hesaplaşma. Ve inanın, beklediğimize değiyor. Kitabın büyük bir kısmı savaş sahnelerine ayrılmış ama bunlar kuru bir aksiyon yığını değil. Sanderson, karakterlerin iç dünyalarını, fedakarlıklarını ve büyümelerini öyle güzel yediriyor ki, savaşın gürültüsünün arasında insani dokunuşları da hissediyorsunuz.
Rand al’Thor, kaderinin son noktasına ulaşırken artık bambaşka birine dönüşüyor. O, sadece Yeniden Doğan Ejder değil, aynı zamanda savaşçı, lider ve insan olmanın sınırlarını zorlayan bir karakter. Onun ışıkla ve karanlıkla olan mücadelesi, fiziksel bir savaşın çok ötesinde. Mat Cauthon ise yine tüm ciddiyetin arasında dahi mizahını kaybetmeyen, stratejik dehasını konuşturan "Son Savaş"ta efsane bir komutan olarak parlıyor. Perrin Aybara ise iç çatışmalarını geride bırakıp,Kurt düşün de öğrendiği gelişmelerle gerçekten kim olduğunu buluyor.Artık Katil'in avı değil Katil'i avlayan olmak istiyor!
Yan karakterlerin de hakkı verilmiş. Egwene’nin güçlü ve hüzünlü kaderi, Lan’ın krallık yolunda yolculuğu, Moiraine’in muhteşem dönüşü… Hepsi bir araya gelerek seriye yakışır bir vedayı oluşturuyor.
Tabii ki eksiklikler de var. Bazı olaylar biraz hızlı geçiliyor, bazı yan