o kaynak ki daima onun olduğu yerde değil, başka bir yerdedir; kelimenin tam anlamıyla tecrit edilmiştir, tecrit edilmiş, ayırt edilmiş, belirlenmiş ve aydınlatılmış. Her şey başka bir yerde başlar zaten, bunu bilir: her şey, şafak, Noel, aşk, güzellik, dehşet, rüzgâr, gök, ufuk, kendi ruhu.
Ta ormanda ya da deniz krnarındaki rüzgârlı bir tarlada. Burada değil, orada olmak ister; her şeyin başladığı o yerde olmak ister, üstelik çok da yakındır oraya, çok yakınındadır.
Ancak -açıklayamadığı nedenlerden dolayı-yoluna bir şey çıkar, kendisinin istemediği bir şey.
Sebep, korku, değersizlik, adını bile koyamadığı o sebep yolunu keser, her seferinde farklı kılıklara girer, onu kaderinden alıkoyar.