Niye yazıyorum?
Kederlerimi, iç sıkıntılarımı ve başkalarında da fark ettiğim acıları anlatmak için yazıyorum. Kendime acı vereni açıklamak, içimde büyüyen sevinci ve coşkuyu da hemen paylaşmak için yazıyorum. Sokaktan duyduğum cümleleri ‘cesaret ve kehanetle bezeyip yeniden asıl sahiplerine gönderdiğimde’ onlardan gelecek işaretin merakıyla yazıyorum.
Geldik ve gidiyoruz ama bir yandan da anlam arayışı aslında bitmiyor. Sanki bütün yapıp ettiğimiz işler bu arayışa vesile; bu arayışı ayıklayan , kolaylaştıran şeylermiş gibi geliyor. O yüzden her seferinde onlara müracaat ediyorum.
İnsan ne yapabilir, kendine dair başka ne bulabilir ki? Hem sonsuz bir yaşam hayal edecek kadar romantik olmak hem de hakikaten biraz sonra ölecekmiş gibi dünya ile barışık bir ilişki kurmak. Sonra kurduğun ilişki de egemenlik peşinde koşmamak. Nihayet bu dünyanın sonsuz sahibiymiş gibi güçlü bir tahayyül ve tasavvurla yaşamak. Bu dünya benim demek.