Din iddialı bir savasçılıgı anlamıyorum. Kafa kesmelerin, insanları diri diri yakmalarin Budist rahiplerce onaylanmasi ve bunun bir hak arayışı olarak görülmesi delilik. Dini çocuklarına kendileri öğretiyorlar, kendileri yorumluyorlar, dünyayı menfaatleri için değiştirip dönüştürüyor, sonra da bir insanın diğer bir insani vahşice öldürmesine zemin hazırlıyorlar ve bunu din adına yaptıklarini iddia ediyorlar.
Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.
Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık
İnsanın hayatında bir daha asla yaşamak istemedigi anlar, yillar vardır. Unutmak, bir daha hatırlamamak için yüreğinin ta derinlerine gömmeye çalıştığı acılar. Ne acıdır ki o anları unutmaya çalıştıkça, anıları hatırlatan bir söz, bir kişi, bir koku, bir yer, hiç ummadığınız anda karşınıza çıkıverir.