İzmirden İstanbula saadet ve evlilik emeliyle gelen 19 yaşındaki genç kızımız Pervinin o dönem İstanbuldaki yaşama, kadınlara olan tavıra , aşk ve evlilikler üzerine analizlerini belirttiği , İstanbul da aşık olduğu adamın amacının farklı olduğunu görünce gönül kırıklığı ile Izmire dönmesini anlatan , Pervinin günlüğünden dinlediğimiz akıcı dildeki nefis bir Rauf eseriydi.
Acaba yaşıyor muyuz? Bu günkü yaşayışımız bir insan yaşayışı mıdır? Buna gerçek anlamda bir hayat demek doğru mudur? Böyle zevk adına , yalnız hayvaniyete ilgi duyanlara yetinmek için insan ne kadar ilkel olmalıdır? Yalnız ye , iç ve uyu. Ne bir sanat endişesi ne de bir heyecan..Ne bir ilerleme ve gelişme emeli..