Sinemanın ya da edebiyatın belki de en sevdiğim yönü geçişler sunması. Hemen hemen her filmde ya da bir kitapta beni peşine takıp sürükleyen bir söz veya bir melodi söz konusu oluyor. Bu seyir ve sonrasındaki melodinin bıraktığı tad öyle muazzam ki insanı insana inandırıyor.
Eksilmesin.
"Bir zekânın bir başka zekâya tabi kılındığı yerde aptallaşma vardır."
Öğretmenlik kutsal değildir, hatta bir dayatma unsuru olarak ön plana çıkıyor.
Özgün olmayan öğretim modellerini gerek öğrenciye gerekse öğretmene dayatıldığı yerde kutsallık aranmaz. Kutsal olan emektir.
Öğretmen için şudur ya da budur gibi tanımlara da gerek yok. Onlar da tıpkı diğer emekçiler gibi yaşamak için emek harcıyorlar. Öğretmen sınıfta, işçi fabrikada, karton toplayıcısı sokakta, garson kafede vb...
Bu gün 5 Ekim yani Dünya Öğretmenler Günü. Benim için pek de bir anlamı yok. Çünkü öğretmen emeğinin yok sayıldığı ve sömürüldüğü bu dünyada "Günler" Pasta börek şeklinde gün olarak kalıyor.
Peki, emek dışında anlam nasıl olmalı?
Anlam çocuktur.
Bir çocuğun yüzünde gülümseme, zihninde ışık, bilincinde yaşama tutkusu, gözlerinde özgürlük, sesinde neşe yani rengarenk kocaman bir bahçe olabilmek, budur anlam. Öğretmen, bunları yapabiliyorsa işte o zaman anlamlı olur bu meslek.
Marifet öğretmen olmakta değil ki marifet bahçenin sırrına erişmektir.
"Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır."
"Bir zekânın bir başka zekâya tabi kılındığı yerde aptallaşma vardır."
Öğretmenlik kutsal değildir, hata bir dayatma unsuru olarak ön plana çıkıyor.
Özgün olmayan öğretim modellerini gerek öğrenciye gerekse öğretmene dayatıldığı yerde kutsallık aranmaz. Kutsal olan emektir.
Öğretmen için şudur ya da budur gibi tanımlara da gerek yok. Onlar da tıpkı diğer emekçiler gibi yaşamak için emek harcıyorlar. Öğretmen sınıfta, işçi fabrikada, karton toplayıcısı sokakta, garson kafede vb...
Bu gün 5 Ekim yani Dünya Öğretmenler Günü. Benim için pek de bir anlamı yok. Çünkü öğretmen emeğinin yok sayıldığı ve sömürüldüğü bu dünyada "Günler" Pasta börek şeklinde gün olarak kalıyor.
Peki, emek dışında anlam nasıl olmalı?
Anlam çocuktur.
Bir çocuğun yüzünde gülümseme, zihninde ışık, bilincinde yaşama tutkusu, gözlerinde özgürlük, sesinde neşe yani rengarenk kocaman bir bahçe olabilmek, budur anlam. Öğretmen, bunları yapabiliyorsa işte o zaman anlamlı olur bu meslek.
Marifet öğretmen olmakta değil ki marifet bahçenin sırrına erişmektir.
"Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır."