Ölüme gözyaşı dökmenin derecesi, ölümün kendi benliğine yakınlaşma derecesi kadardır. Bu yüzden en çok kendi benliğimize yakınlaşan varlıkların ölümüne ağlıyor insan.
Ressam, mühendis ya da şef farketmez, biri bir şeyi yaratmaya koyulduğunda üzerine aldığı sorumluluk, yaptığı şeye “yaşam” verirken doğayı kullanmak ve ona saygı duymaktır. Bu süreçte zanaatkâr nesneyle bir olur ve onunla akar. Bir demir işçisi metalin de canı olduğunu söyler, aynı şekilde seramik yapan biri de çamur için aynı şeyi söyler. Japonlar doğayla teknolojiyi bir araya getirmekte ustadır. İnsan doğaya karşı değildir, daha ziyade ikisinin bir birleşimidir.
Japonca öğrenmeye başlayan birinin ilk öğrendiği kelimelerden biri ganbaru ‘dur, yani “ sonuna kadar direnmek” ya da “kişinin elinden gelenin en iyisini yaparak dik durması” anlamına gelir.