Sibel Karagöz

BOŞ BANK boş banktır gönül eğer tapusunu alamayacaksan kiralamakta neyin nesi kimin fesi tanımadan önce dertsizdir piti kare gönül örtüsü çayıdır yareni kitaplarıdır açkısı çocuktur yüreği sallanır parkında ne ara o gönül dergahına piti kare örtüsüne yayıldın çayı ince belinde acıttın açmazlardadır kitapsızlar açkısını çalmıştır boş banktır yüreği unutulmuş kimi tren garında kimi vapur iskelesinde boştur bomboştur ne geri gidebilir ne ileri bir istasyon da unutulmuş sahipsiz valizdir terkeden mi terkedilen mi
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KARTONLARDA AĞLAR evim,yuvam kartondur pişpirik kağıtları gibi resimli renk renk cıvıl cıvıl dışı parıl parıl parlar ellerimin arasında kah karıştırır kah dizerim olmadı yazarım kalemim karadır harflerim eğri anılar arasında küreksiz dalgasına ,depremine dayanamaz çokça boğulurum çokça enkaz altında yaralarımın ağıtlarına kulak veririm kulaklarımın zarını yırtarcasına bağırırlar dinlerim ,ağlarım ağlarım ,dinlerim nihayetinde sığınağım karton duvarlarım kara kalem bakışlarım yönsüz nere baksam harflerin içinden fırlayan sen yazdığım,yazamadığım ne varsa gözyaşlarımın sağanağından
Şiir
AİDİYET bazen bir yıldız kayar öyle kanatsız kuşlar gibi gözlerinin ufkunu açar düşersin peşine... o yıldız sis perdesini aralar adımlar adımlar derken yer yıldız tarlası gök masmavi denize döner de kayık misali bir sağa bir sola avuçlarsın yalnızlığı üstelik kalabalıklar içinde yapayalnız hissedersin ne ekmek ne su katıksızdır düş’ler , dile gelir büyük harflerle “aidiyet “ der der de aklın canına düşer eksiklerin sızlatır kesiklerin bağırır içtimaya çıkmış gibi solunun eksiği yolunun kesik kesik çizgisi parmaklarının kesiği adımlarının siliği
Şiir
İÇ SESİN İÇLİ İÇLİ HARFLERİNDE AĞLAMASI uykulara yürümüştüm yada öyle sanıyordum sandığıma da kanıyordum bazen yokuşlarda susamak bazen kumlardan kalelerin altında kalmak çocukluğumda yol almak bazen de özlemek sırtımda derin ağrılar bırakırken iç sesim içli içli harflerini ağlatmaya başladı... sesimi yuttum dinliyor ,şaşırıyor ağzımı elimle düştüğü yerden kaldırıyorum içim dışımı dinliyor dışım içimi “özledim “ ses kulağımdaki çınlamasını dinliyor,bitince başlıyor bazen diyor bazen arardı ... öyle saatli saatsiz anlattığını hatırlamam da sesini duyduğumda geceyse de
Şiir
AZ SONRASI HEP BİR CEHENNEM siz hiç dakikaları saydınız mi? saat adımlamasın diye el açıp dua ettiniz mi? ben ettim... geceler hırkası mevsimler arkası seneler ayakları sırtımda yüküm bağrımda hasretim izlerin neferim hiç durmadan,duraksamadan ellerim ceplerimde yol aldım... siz hiç içinizde büyüttünüz mü? sevdayı muhatapsız,harfsiz,bedensiz yada şekilsiz içinizden çıkarıpta kendi çıplak gözlerinizle dokundunuz mu? sevdim ama ay mı güneş mi bulut mu yıldız mi belki belki bir gök cismi hiç bilemezsiniz
Şiir