Sibel Karagöz

ARALIK’SIZ ARALA arala perdeyi çık geçmişin içinden sıfırdan sabun kokulu çarşafların içinden günaydın de... özlemi sayfa sayfa yırtarcasına arala kirpiğine düşen yıldızlı hareleri çocuk sesinde sessizliği yırtarcasına arala bir aralık ver ayrılığa arala aralık’sız arala Sibel Karagöz
Şiir
Reklam
YUMAK sardım acıdan ömrü yumak yumak çile ördüm renk renk kahıra maviden bir yelek özlem turkuaz da bir kuş hasret çiğ damlasında urba geceden sabaha katran karası sodalı sularda anne reçetesinde yıkayıp yıkayıp astım kiminin yüreği yok kiminin ruhu biraz benden çokça senden Sibel Karagöz
Şiir
PRANGASIZ HARFLERİM içimi prangalarından koparıp döküyorum çarşaf çarşaf göğün bir ucundan tutuyorum harflerimi döküyorum sıralanıyorlar cümle cümle çoğu devrik devrilip doğrulan ezim ezim ezilen prangalarından kurtulup kurtulup firar ediyorlar İçim dolu göğün çarşaflarından uçsuz denizlerin kıyılarına kadar ağrı'dan süphan dağına zirvesine eteğine ne içim boşaldı ne adresine ulaştı şiir kisvesinde içimden uçtu kanatsız serçe bilinmeyen bir kadının bilinmeyen bir dille yazılmış adresini kaybetmiş şiirleri elimde kalır eteğimden dökülür
Şiir
DUY ARTIK DUY ortalık darma duman içimi hiç sorma üstelik can'a hasret soluğa dargın etraf sessizlikten bir kesik bıçağa gerek yok her an doğranıyorum sözün acısı da yok tadı şekeri de sessizlik hükümran ben de tek millet sese hasret acıtan bir sessizlik notalar küs basmıyor kulağımda yapışmış bir türkü güneşi odama doğuran sesin yanıp yanıp kül eden gülüşün mimiklerin meyhanesi türkümün iç diyor iç sesim iç oysa sarhoşum aklımda bir türküye adım veriyorsun ben mağlup kül beyaz bayrağın buluttan sesi sen
Şiir
EMEKTE YÜREK içimin gurbetleri de gurbet çeker sılanın somun ekmeği kokar burnunu çeke çeke sılaya gün sayan sayarken yorulur da boncuğu boncuğa ekler göğü boncuk gözlüm diye sever geceyi güneşin koynuna bırakırken bir boncukluk mavi keser keserken de düş’e düşer maviye kanat çırpan çoçuk kollar yanı başında dikilir hadi der hadi çoçuk olalım maviye kanat çırpalım hayallerimizi solumuza sılayı eski yamalardan yolumuza iğneleyelim hadi der hadi gurbetleri sıla somununa mayalayalım ekşiden ana mayası unu baba değirmeninden tuzu göz yaşımızdan hadi der hadi
Şiir
Reklam