Sibel Karagöz

D’ÜŞÜRDÜN KURSAĞIMDA uykularım soğudu düşlerim üşüyor kesik kesik bölük pörçük buzlar beynimi yakıyor yüreğime batıyor düşlerime uğramaz kapıyı bacayı açmaz oldun gözüm yolda özüm sende sesini hapsedip müziğini göresim dansını duyasım geldi... öyle içten geldiler ki varın işinize gidin diyemedim... baktım bayram sabahı soframda yine hüzün oturdu yalnızlık demlendi özlem içtim her ince belli kederim sana kalktı sana devrildi bir masa daha sen oradan da kalktın üstünü başını çekiştire çekiştire
Şiir
Reklam
kAPIYI ÇALDI ÇALACAK son tutunduğum dalım umudum baharım upuzun masalım uykular biter düşlere karışır düşümde bayram gelir kırmızı rugan pabuçlarıyla çocuk çocuk adımlar kaburga kafesim meskenidir bitmez düşü günü gecesi voltaya çıkar elinde elma şekeri birde topacı yüzünde astığı pembe düşü volta atar arada çocuk ayaklarıyla hoplar sek sek yüreğim kabarır sahi derim bayram sabahı kalk hazırlan kapıyı çaldı çalacak... Sibel Karagöz
Şiir
GERİSİ ÇORAP SÖKÜĞÜ insan ne muazzam bir şey seviyor ,sevdiği yerden kırılıyor küsüyor,küstüğü yerden barışıyor bir gün biri için ölürken ertesi gün yeni bir aşka yelken açıyor şaşıyorum nasıl diyorum nasıl bir kalp kaç kişiyi birden sevebilir yada bu sevgi değil de "sanı" öyle gibi sever gibi ölür gibi onsuz yarım gibi gibi gibi çoğaltabiliriz yanlış tanı koyulmuş ölümcül hastalık olsa gerek yoksa biri ölürken diğeri başka bir kalbe hükümet kurmaz davalara bölünmez çiçeğe toprak gerek toprağa ılıman iklim her mevsim açtıran belki mevsimi değil belki toprağından değil
Şiir
EŞİĞİM KÖR BEŞİĞİM BOŞ yol bitti nefesim tükendi merdivenlerin ayağımdan kaydı trabzanların aleve durmuş el atamıyorum intihara meyilli ben yaşama gönüllü güneşi gördüm mü dünya benim ayaklarım basıyorsa ellerim tutuyorsa can ben canan ben eşiğimi kör beşiğimi boş bıraksan da umuda uyanırım yarınlara sarılırım eşiğime gölgenin ayağı basacak beşiğime candan düşenin baş koyacak nefesin tenime kolların bedenime dolanacak bende bu umut varken ölsem de gözlerim açık gitmeyecek ölsem de ben umuda
Şiir
KAR'IN AĞRIM mevsimler değişir tarih oynatır kadranı ben güzün yaprağında çiğ damlası düşer düşer savrulurum kah bir cama kah bir mazgala kah bir dağın eteğine resim çize çize toza karışırım da bitmem yittiğin yerden başlarım bende bitmeyen sevdan erimeyen kar'ın ağrıları gürlemeyen sesin çığlığı
Şiir
Reklam