Sibel Karagöz

YAŞAMAK kanat mıydı ? uçuran ayaklı ayaksız tüyden hafif bir püflemeye bakan yoksa bahar yelini yüreğe iliştiren gençlik miydi ? birde ham meyveler gibi turunçtan al’a aldan çürüğe bezelere ayırıp dil’imi kenara koyan yaş’a merdivenleri ömre ziyanı koyan yaşamak mıydı ? kim bilir ? belki de tüm bunları sorduran beyin cevaplar arası gönül ile akıl arasında uçmak gençliği tel örgülerinden sökmek turşunun suyunda ekşite ekşite yaşamak... kim bilir... Sibel Karagöz
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
YALIN BİR SAHRANIN KUMU GÜNEŞİN PULU o gün bugün dedin ! öyle bir deyiş ki ... can’ımdan can aldın soluğun nefesimi bıçak gibi kesip dondu buzlu puslu camlar ardında kaldım belki dondum zamanların ardında belki barış güvercinin kırık kanadıydım belki son nefesiydim belki ufkun son mavi zerresiydim belki de can ferinde ki son buğuydum evet... o gün bugün dedin ! öyle bir deyiş ki ... ben bir daha zamana dönemedim sen ne zaman söylemiştin tarih takvimlerden aktı eylül dallarımdan döküldü ben zamanı soydum üzerimden yalın bir sahranın kumu güneşin puluyum Sibel Karagöz
Şiir
YÜREKÇEN LEHÇEN NEYDİ Gecenin matemi sarmış Çıplak sokakları Kaldırımlar göz göz olmuş Duvarlar yara bere içinde Umarı kaçarı yok Perdemin fitilini Sardı zehirli yılan Sayfalar arası Gözlerin sözlerin Tuttu yakamı İçim içime sığmadı Yürekçen lehçen neydi Beni solduran canımdan can alan Oysa ilk günlerde masum kedi gibiydin Kestim sütlü sütsüz tatlıları İçimde acıdan derya Kapısı camı yok Yılllandıkça şarap misali Tadım tuzum arının zehrinden Sibel Karagöz
Şiir
EYLÜL EYLÜL GÖĞE KARIŞTIM bugün yaprak yaprak savruldum tek tek acılarımı , yaralarımı havalandırdım küflenmiş peynir misali acı burun deliklerimden soluğumda göğüs kafesimde... nefesim kesildi... sanki dünya durdu dönmüyor hayat sessizliği araladı maviden gök karardı çivit katılmış katranı karasında düş düştü boyun kenarımdan ruhum bedenimden ayrıldı izledim cansız bedenimi hücrelerim kum tanesinden dağıldı eylül eylül maviye aydınlık mavilere uzandı mutluluğun olduğu buluttan kuş tüyünden hafif yataklara hiç olmadığım kadar hafif eylül eylül göğe karıştım... maviden bir nokta göğe karıştım son noktayı koyarcasına eylül eylül ... göğe karıştım... Sibel Karagöz
Şiir
EYLÜL SARISI Düşleri dertop ettim Tozlu raflardan kaldırıp Yüreğimin dehlizlerinden Karabasanlar arasından Akıttım gözyaşlarımla Unuttum artık Düşsel yolculukların Prensesi olmayı Artık Külkedisi bile değilim Gerçeklerin su yüzüne Çıkmak gibi kötü huyları var Eylül’le adanmış yapraklar arasında Tek tek dolandın topuklarıma Acı acı yutkundum Takıldın kursağıma Yutsam frenk acısı Kussam içler acısı Kaldım... Ortalık yerde Virane... Kökünü kaybetmiş Eylül sarısı ... SİBEL KARAGÖZ
Şiir