VARMIŞ GİBİ
yaşam ayrıntıda gizli
gizde bir sır küpü
sırda bir öykü
öyküde bir masal
masallar bir varmışla başlar
bir yokmuşla biter
yaşamaktır arası
susmaktır gerisi
baharda umudu
güzde sabrı öğretir
insan topraklarda eker umudu
gözünde büyütür seviyi
yağmura teslim olur
bazen sağanaktır
göz göze açamaz günü
düşer kirpikleri
kar dolu çığlıklara
sonra tipi
bıçak gibi kesilir
sesin notası yanar
susar insan
dilini kasalarca söze hapseder
yanından esip giden
esnek rüzgarların
beşiğinde sallanır
dilin sesine
sesin notasına
şiirin kırığına
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
AFFET ALLAHIM
allahım
benim düşmanım can’ımdır
kime şikayet edeyim
kime yüz asayım
kime dil keseyim
allahım
benim düşmanım can’ımdır
yürüyen ayak değil yürek
konuşan dil değil us
elim kesik ayağım kopuk
yol uzun ben kamlumbağa
allahım
benim düşmanım can’ımdır
baharı yeşilledirir çiçeği taçlandırır
kuşlara umutlu kanat takar
önüne maviden yeşile gök bırakır
cana can verirsin
affa kucak açar
umudu heybe heybe dağıtırsın
allahım
benim düşmanım can’ımdır
o’nu affet canıma kan dola
umuda pencere aç
yoluma adım adım ayak
koluma kanat kanat umut
dilime şükürler dola
affet o’nu affet
allahım
SARI PAPATYA
yalnızlığın ayak seslerini bir başka
duydum bu sabah
sanki
ölü toprağı serpilmiş itina ile
sensizliğimi dinliyorum
gözlerim
boş bomboş odanın duvarlarında
sanki
içine çekiyor
tüm kuvvetiyle
küçülüyorum
kum zerresiyle duvarda
yerimi alacağım
bu sabah
minyon bedenim
daha da küçüldü
yalnızlığa sarılarak
sessiz çığlıklarıma sağır
evrene ölmedim
hala açabiliyorum
papatya naifliğinde
kırıklarını serçe yüreğimde
kara kutulara saklayarak
Sibel Karagöz
ADALET ÖLÜR MÜ?
adalet öldü sesleri ayyuka çıktı
yer gök gürültülü sağanak
yağıyor ,ağlıyor du ...
adelet ölür mü dedim
cılız sesimle
belki iç sesim di
kulaklarımdan taşan
taşdıkça kaynayan
düşüncenin öfkesi
öfkenin düşüncesi
yirminci yüzyıl dedi
dedi dedi durdu
normale indirgedik
vicdanı askıya astık
aynalardan kaçtık
açlık dizimizi aştı
boyun köküne dayandı
birer birer eksildik
öldü
öldük
dedik dedik
durduk
umudu da yarınlara bağladık
değişimi zamana yamaladık
içimize bakmadan
sesimizi yuta yuta
pısa pısa
adalet ölür mü?
HARI HASRET KÜLÜ GURBET
kulaklarımın arasında acı titreşiyor
sönmeye yüz tutmuş ateşten bir acı
kendini ışıtmayan mum
ampüllerin gölgesinde cılız bir mum
kimine ampersiz
kimine dev
kimine cüce
acı
ancak bulunduğu cüsseye
ağır
cüssesiz debi
uzağı yakın
yakını uzak
kendi kendine
hem hav
hem çöp
ateşi gözde
feri titrek
tiril tiril titreyen acı
kulaklarım da titreyen ampül
gecesi günden aydın
günü geceden kara
hiç durmadan yanan
közde kül
külde köz
söndü dedikçe
harlanan acı
harı hasretten