Sibel Karagöz

VARMIŞ GİBİ yaşam ayrıntıda gizli gizde bir sır küpü sırda bir öykü öyküde bir masal masallar bir varmışla başlar bir yokmuşla biter yaşamaktır arası susmaktır gerisi baharda umudu güzde sabrı öğretir insan topraklarda eker umudu gözünde büyütür seviyi yağmura teslim olur bazen sağanaktır göz göze açamaz günü düşer kirpikleri kar dolu çığlıklara sonra tipi bıçak gibi kesilir sesin notası yanar susar insan dilini kasalarca söze hapseder yanından esip giden esnek rüzgarların beşiğinde sallanır dilin sesine sesin notasına şiirin kırığına
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
AFFET ALLAHIM allahım benim düşmanım can’ımdır kime şikayet edeyim kime yüz asayım kime dil keseyim allahım benim düşmanım can’ımdır yürüyen ayak değil yürek konuşan dil değil us elim kesik ayağım kopuk yol uzun ben kamlumbağa allahım benim düşmanım can’ımdır baharı yeşilledirir çiçeği taçlandırır kuşlara umutlu kanat takar önüne maviden yeşile gök bırakır cana can verirsin affa kucak açar umudu heybe heybe dağıtırsın allahım benim düşmanım can’ımdır o’nu affet canıma kan dola umuda pencere aç yoluma adım adım ayak koluma kanat kanat umut dilime şükürler dola affet o’nu affet allahım
Şiir
SARI PAPATYA yalnızlığın ayak seslerini bir başka duydum bu sabah sanki ölü toprağı serpilmiş itina ile sensizliğimi dinliyorum gözlerim boş bomboş odanın duvarlarında sanki içine çekiyor tüm kuvvetiyle küçülüyorum kum zerresiyle duvarda yerimi alacağım bu sabah minyon bedenim daha da küçüldü yalnızlığa sarılarak sessiz çığlıklarıma sağır evrene ölmedim hala açabiliyorum papatya naifliğinde kırıklarını serçe yüreğimde kara kutulara saklayarak Sibel Karagöz
Şiir
ADALET ÖLÜR MÜ? adalet öldü sesleri ayyuka çıktı yer gök gürültülü sağanak yağıyor ,ağlıyor du ... adelet ölür mü dedim cılız sesimle belki iç sesim di kulaklarımdan taşan taşdıkça kaynayan düşüncenin öfkesi öfkenin düşüncesi yirminci yüzyıl dedi dedi dedi durdu normale indirgedik vicdanı askıya astık aynalardan kaçtık açlık dizimizi aştı boyun köküne dayandı birer birer eksildik öldü öldük dedik dedik durduk umudu da yarınlara bağladık değişimi zamana yamaladık içimize bakmadan sesimizi yuta yuta pısa pısa adalet ölür mü?
Şiir
HARI HASRET KÜLÜ GURBET kulaklarımın arasında acı titreşiyor sönmeye yüz tutmuş ateşten bir acı kendini ışıtmayan mum ampüllerin gölgesinde cılız bir mum kimine ampersiz kimine dev kimine cüce acı ancak bulunduğu cüsseye ağır cüssesiz debi uzağı yakın yakını uzak kendi kendine hem hav hem çöp ateşi gözde feri titrek tiril tiril titreyen acı kulaklarım da titreyen ampül gecesi günden aydın günü geceden kara hiç durmadan yanan közde kül külde köz söndü dedikçe harlanan acı harı hasretten
Şiir