Sibel Karagöz

UYUR UYANIK SEVİ Günle gece kavuşur Ölçüsüz gökyüzü kadar Engin umudum maviye çalar Turkuaza renk verir Çingene entarisini savurarak Geceyi düşün koynuna bıraktı Hadi kavuşmaları kokla Uykunun içinde düş Düşün içinde gölge bir ayaklanır Bir düşer ardın sıra Uyur uyanık sevi Ayma düşlere kalma Geç kalma Yakala Bugün varsa Yakala Sanrılar yakalamadan Sabahı yudumla demli çay bardağı tutar gibi güneşten sıcak ateşten ılık sigaranı sarar gibi Sar kundakla Açmaz sandıklara Saklı kuytulara Belki gün kavuşmanın üzerine doğacak.... Belki... Sibel Karagöz
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
ÖLÜMÜ ÖPECEKSİNİZ ÇATLAK DUDAKLARINDAN zaman delik deşik akasya yaprağından akıyor, akarken mevsimler arası tutunuyor, yeşille turuncu arası kirli kahve sarı arası kaçamak diyor, zamana karşı bir yolculuk tren diyor önce dört teker değil mi diyor diyor da diyor sonra uçak kaçınılmaz son vuku ediyor zamanlar arası kazalar sonrası ölümü tutuyor elleriyle soğuk morg kapısı açılıyor üç dört insan harfleri deviriyor cümle’den topluyor bir çanta iki kalem bir cüzdan kimliksiz sarı sarı fotoğraflar gönderilmemiş adressiz mektuplar sayıyor sayıyor gözler oynuyor takipsizlik hüküm sürüyor dosya kapanıyor
Şiir
BAK O ZAMAN bak Ağustos’ta toplandı iki kol bir yürek Eylül’e kaldı zaman kavuşmalara gebe mekansızdı anne koynu konumsuzdu boynu ister ki her zaman inci mercan olsun can’ı dolansın iki kolu bir yüreği annem desin gayri bak o zaman mekanım bülbüle dönmüş annem demiş bahar saçılmış gül’ü dile gelmiş inci mercan dizilmiş bak o zaman kavuşmak doğuma durmuş aylar peşini bırakmış yollar vuslata varmış adım adına kavuşmuş bak o zaman anne diline ne yakışmış Sibel Karagöz
Şiir
HÜZÜNBAZ ŞEHRİM şehrim derin uykularından sıçrayarak uyanırdı ben yaralarımın ninnilerini dinlerdim hüzünbazlık akardı göz torbalarıma tutuna tutuna o kadar sıkar ki düşerken hep bir mor öpücük kondurur du ben de sabahlara mor perdeler açardım deniz durur mu kıyılarıma med cezir olup dolardı kıyılarım ölü balık istilasında yaradan mı karadan mı bilinmez ölü şehrin ölüm uykuları benim hiç uyutamadığım, unutamadığım yaralar şehri belki de vatanı işte ben bu ülkenin sınırları içinde yada karası gözlerinin içine doğmuş kıtası uyur uyanık berduşu Asya Avrupa dahil bir bulutun üstü dahil Sibel Karagöz
Şiir
ASİYDİ YAĞMURLARIM asiydim tüm’ce anlamınıza lehçenize , devrilmiş cümlenize arsız kediler ciğeriyle kuyruk sallar utanmaz çocuklar mahcubiyeti duvara asar diliniz dökülür göğüm gürler şimşekler çakar içim içime sığmaz bahar yağmuru dökerim duvarın murcundan göğün gri zembereğinden asi geliyor yaşım başım çoçuk gibi ortalık yerde gök gürültülü yağıyorum hem nalına hem mıhına... Sibel Karagöz
Şiir