Sibel Karagöz

GÜNAYDIN YAŞAM geceden sardım çıkınımı acı bir tebessümün çatlak gamzelerinden yağmurlar dökerek kırık bir ekmeğin hüzzam hissesinden ana sütüyle karılmış ekşi peynirinden mayası ekşi suyu acı yaşamı sığdırmış soluk gri aynaların aksine sırlar içinde akar yağmurla yarışırcasına kavgalar söz düelloları harfleri büyük küçük ünlü ünsüz yumuşaması sert sessiz benzeşmesi eğri oturmuş harfler cümlesi anlamını yitirmiş eğrilik harfte değil yürekte sertlik lisanda değil ruhta gecenin çıkını heybede değil ay’ın kucağında tan doğar burcu burcu
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
ARAMA SORMA AHH ANAM BABAM attan inip eşeğe deh deh ağır , bağıra çökertme ahh ki sağır arama sorma ah anam babam insan bir uçurtma ipi kopuk rengi soluk mavili yeşilli göğü inleten ölüyü diriyi çiğ çiğ çiğneyen zamanla devede kulak dinazorda mide çiğne çiğne bitmeyen arama sorma anam babam Adem ile Havva’dan gelen insanlık öldü gitti pılı pırtı arasından börtü böcek diyarından yürüdü gitti arama sorma ahh anam babam anlama anlaşılma izsiz diyarlarda belki de insan ayağı değmemiş yeline el değmemiş mevsimlerde belki de hiç olmayan hiç doğmayan
Şiir
HÜZÜN DAMARIM DA EYLÜL EYLÜL AKAR hani dökersin ya içini küfredercesine bağırır çağırır içinden tren kalkar anılar depreşir zılgıt olur yaşlar inci tanesi gibi dizilir koynuna girip uykulu uykulu bedenine yaslanır hüzün kaderine kadeh kaldırır şerefe nidalarıyla eylülde öfkesini bütüne sarar yapraklara fırtınalı tokatlar ata ata döker köpürüp köpürüp kadehlere sığmaz bardaktan boşalırcasına dökülür ayaza bırakır benliğini nadasa bırakır gibi yeri göğü inletir sessizliği bıçak gibi keser yine de umudu güneşin koynuna bırakır sabahın ilk ışıklarıyla süt dökmüş kedi gibi kıvrılır ben eylül’ü içimde yaşarım mevsim baharsa da hüzün damarım da
Şiir
YAMASI AMASI PARA büyük büyük isimler küçük küçük aşklar zamanın zembereğinden çarkın dişlisinden dişin takmasından takmanında demirinde dönen leblebiler hacamat oluş una un toza döner de etrafa saçılır y’elsiz kimi bir çöp konteynerinin atıl köşesi kimi boş bir kayığın kara çapası kimi pespembe hayallerinin bekçisi kadınlar karınlar boş avuçlar aç yürekler kanadı kırılmış kuşlar doymaz isimler kravatı uygarlık namzeti adımları hak hukuk
Şiir
GÜNSÜZ GECELER bak yine geldi akşamlar davet beklemeden kapıyı çalmadan oturdu baş köşeye hal hatır sormadan hesaba durdu karşısında küçüldüm küçüldüm boynum kıldan ince hayat dedi hayat bir çuvaldız ipi üzerinde akrobatlar gezer deliğinden geçer ilmek ilmek kaderin oyununa kırk huyuna çelme takar ilmek üstüne ilmek atar günü geceye katar sen dedi sen ne iğne ne çuvaldız ipi es geçerek her türlü oyuna bin bir türlü huyuna sırt dönerek
Şiir