Sibel Karagöz

SİBELKARAGÖZ BİTMEYEN AYİN bu kaçıncı gün? pazarı pazartesine bağlayan bu kaçıncı hafta? ay’ı güneşin eline veren bu kaçıncı ay’ın koynunda ağlayan güneşi gözlerinin ferinden öptüren bu kaçıncı sene sensizliği kollarıma bırakan bitmeyen pazar ayini gibisin hep aynı resital hep aynı içli serzeniş bıkmayan bir ben ekliyorum saçımdan söküyorum dişimden tastamam döküyorum yüreğimden aramıza ördüğün duvarlar yıkılsın mahşere kalmasın o gün kopsun kıyamet dök eteğinden taşları vur zincire cansız bedenimi al nefesini tenimden ruhumda terk etsin beni Sibel Karagöz
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
UYKULAR MAHMUR DÜŞ HÜLYALI içimin yılkıları prangalarını silkeleyip attı esaretin demir zırhını kağıt gibi yırttı ancak boşluğu adımlayacak mecali yoktu neden dedim mahpusluğu elinin tersiyle itemiyorsun ya düşersem dedi yalnızlık elinden tuttu ya uçarsan dedi yılkılar kişnedi sesin teli arşa merdiven dayadı kanatlar mavisini bıraktı nallar çiftesini göğe daldım uykular mahmur düş hülyalı Sibel Karagöz
Şiir
RUHUN GECESİ ruhun gecesi mi gecenin ruhu mu hep mi kara hiç mi tan şafağa doğmaz günler ,aylar ,yıllar avuçlarımda eriyor yaş aldı başını gidiyor sormadan , dokunmadan kafakağıdım eski bir mecmua resmin griliği gecenin kuzguni nefesine karışmış soluk alıp veriyor ayaklar yürümüyor mıh gibi çivilenmiş camlar bulutlu pervazlar çürük saksılar çorak çiçekler küskün hüzün ciğerimden sökülüyor da sağlı sollu tokatlıyor kendine gel bu doğum gününde hiç olmazsa dönüşü yok öncekiler gibi hiç olmazsa
Şiir
FİLM KOPAR ölüm adildir diyor bir acem şair aynı haşmetle vurur şahı fakiri oysa hayat adil değil ki ölüm adilim desin başka düşüncelerde dolanıyor kayıp ruhumun evreninde hayat bir film diyor yaşamak güzel şey her karesi olay çizgileri keskin film başlar ağlamak düşer vicdanın sesine emek emek emeklersin her gülene her tatlı söze kana kana adımlar yürür hayaller büyür geze geze hayal kırıklığın düşer gezegenin camına cam kırıkları hayal kırıklarına bulanır da filmin ortası dersin ertelenen hüzün şah damarına şah damarından bedenine bedeninden ruhuna üflenir de filmin sonu dersin
Şiir
BENİM ÜLKEMİN KADINLARI an’sızın ağlamak gelir ardından atlılar nal toplata toplata yağmur yağar kum denize karışır sular seller kesilmez korku ayaklanır öyle koca koca adamlar elleri kolları kuşanmış geceyi giymişler gözleri kurşuni siyah ellerimden düşer mağlubiyet benim ülkemin kadınları mağlup doğarlar hayata sesleri titrek yürekleri ürkek gözleri korkak millerin gölgesinde kuzgun geceyi dam’a yitikliğini yünlere sarar bir çift hür çorap giydiremez tutsak ayaklara benim ülkemin kadınları prangalarını diline vurulan kelepçeyi
Şiir